Sitemizi kullanabilmeniz için tarayıcınızda javascriptlerin çalışmasına izin vermelisiniz.
Onceki
Kapat
Bekleyiniz, resim yukleniyor...
Sonraki
Sonraki
PetVet
Pzt - Ct  09:30 - 20:00
Pazar  10:00 - 18:00
Soğuk havanın, kedi ve köpekler üzrindeki olumsuz etkilerini biliyor olabilirsiniz, ancak sıcak hava da aynı şekilde tehlikelidir. Havanın size çok sıcak gibi gelmediği günlerde bile. Riskleri bilip hazırlıklı olmak, evcil hayvanınızı güvende tutacaktır. Hazırlıklı Olun: Veteriner Hekiminizle sıcak havanın yaratabileceği riskler (ve eğer evcil hayvanınızla bir seyahat planınız var ise bu konu) hakkında görüşün. Evcil hayvanınızın her daim, sınırsız taze suya erişiminin olduğundan; ve eğer dışarıdaysa, mutlaka gölgelik bir alana erişebildiğinden emin olun. Pire, kene ve sineklerden geçen (sivrisinek, kumsinegi) kalp kurdu leishmaniasis ve diğer ölümcül kan parazitlerinden kedinizi ve köpeğinizi korumak için uygun reçeteli tasma ve damla kullanın. Veteriner Hekiminize, sıcak çarpması belirtilerini nasıl anlayacağınızı danışın. Evcil Hayvanınızı Evde Bırakın Mümkün olduğunca, siz dışarıya çıktığınızda evcil hayvanınızı evde bırakın. Evcil hayvanınızın konforu için ev içerisinde farklı sıcaklıklarda alanlar sağlayın Bir evcil hayvanı, gölgede ve/veya pencereleri aralık olsa bile asla araç içinde bırakmayın. Hava sıcaklığı çok yüksek olmasa bile, araç içleri çok hızlı şekilde ölümcül sıcaklıklara ulaşabilir. Geçen Süreye göre Araç içi Sıcaklığı (*): Geçen Süre Hava Sıcaklığı (C) - (Araç Dışı) 21 24 26 29 32 35 0 dakika 21 24 26 29 32 35 10 dakika 32 34 37 40 43 45 20 dakika 37 40 43 45 48 51 30 dakika 40 43 45 48 51 54 40 dakika 42 45 48 50 53 56 50 dakika 44 47 49 52 55 58 60 dakika 45 48 50 53 56 59 1 saat > 47 49 52 54 57 60 * San Francisco Üniversitesi'nin yayınıdır. Onlara Konforlu bir Ortam Sunun Eğer dışarısı sizin için sıcaksa, onlar için çok daha sıcaktır Beraber gerçekleştireceğiniz yürüyüş, koşu veya bisiklet turlarını havanın serin olduğu saatlere bırakın Köpeğinizi, patilerini yakabilecek asfalt gibi sıcak yüzeylerden uzak tutun Veteriner hekiminize, köpeğinizi sıcak havadan korumak için güneşten koruyucu sprey önerip önermediğini danışın Köpeğinizle Birlikte Egzersiz Yapmak Veteriner hekiminize, köpeğiniz için bir egzersiz planı başlatmadan önce danışın. Kilolu köpekler ve kısa burunlu köpek ırkları sıcak havalardaki egzersizlere karşı daha yüksek risk altındadır. Özellikle hava sıcaklığının yüksek olduğu saat dilimlerinde, asla köpeğinizle yürüyüş, koşu veya bisiklet turlarını gerçekleştirmeyin Sık sık mola verin Hem kendiniz için hem de evcil hayvanınız için her zaman yanınızda yeterli su bulundurun Sıcak Çarpmasının Belirtileri Eğer bu belirtilerden herhangi birini görürseniz derhal tıbbi destek alın: Kaygı, gerginlik Nefes alma hızında artış Huzursuzluk Salya salgılamada artış Ruh halinde istikrarsızlık, değişkenlik Normal dışı dişeti ve dil rengi Bayılma
İlkbaharın gelmesi ile açılan alerji sezonu sadece biz insanları değil, minik dostlarımızı da etkilemektedir. Özellikle köpeklerde alerjiyi tetikleyen mekanizmalar ile insanlardaki alerjileri başlatan sebepler hemen hemen birbiri ile aynıdır. Oldukça karmaşık bir mekanizma ile oluşan bu durumu daha basit bir şekilde ifade etmek gerekirse; konuya "alerjen" tanımı ile başlamak gerekir. Alerjenler, bağışıklık sistemi tarafından "yabancı" olarak algılanan maddelerdir. Alerjik reaksiyonlar ise, bu ve benzeri maddelere karşı gelişen yanıtlardır. Polenler, küfler, akarlar, pire ve gıda olarak alınan maddelerden özellikle proteinler; alerjik reaksiyonlara neden olabilirler. Köpeklerdeki alerjiler kendilerini daha çok deride yangı ve irritasyon olarak belli ederler ve "alerjik dermatitis" olarak adlandırılırlar. Şiddeti değişken kaşıntı belirgindir. Köpekler kaşıntı hissiyle başedebilmek için vücutlarında bazı yerleri ısırıp yalarlar veya arka ayakları ile ulaşabildikleri yerleri kaşırlar. Ayrıca vücutlarını halı veya mobilya kenarlarına sürterek rahatlamaya çalışırlar. Bu şekilde devam eden kaşıntı ve kaşıma döngüsü sonucu deri yangılanır ve dokunulduğu zaman ağrı ve hassasiyet oluşur. Tüylerde dökülme, hot spot (sulu kızarık lezyonlar), kabuklu veya açık yaralar oluşur. Diğer alerjik belirtiler arasında kulak enfeksiyonları, hapşırık, göz yaşı-burun akıntısı ayrıca genel olarak ciltte kızarıklık vardır. Köpeğinizdeki alerjiye nasıl başa çıkabilirsiniz? Köpeğinizin bir an önce rahatlatılması ve kaşıntı hissinin azaltılması gerekir. Derisinde biriken çevresel alerjenleri uzaklaştırmak için sık olarak hypoallerjik veya özellikle yangılı deri ve kaşıntılı deri için yaralı olacak şampuanlarla yıkama yapılmalıdır. Köpeğinizin patileri dışarıdan evin içine girerken mutlaka yıkanmalıdır. Köpeğinizin kaldığı oda ve yatak, sık olarak toksik olmayan temizleyicilerle temizlenip, makinalanmalıdır. Alerjiler, immun (bağışıklık) sisteminin geliştirdiği anormal bir tepkiden kaynaklandığı için immun sistemin optimum seviyede fonkisyonunu koruması gerekmektedir. Dolayısıyla bu köpeklerin rutin aşıları ve ilaçları, özel olarak veteriner hekimle yapılacak konsultasyona göre ertelenebilir veya iptal edilebilir. Ayrıca bu köpeklerin beslenmesi ve ne yediği son derece önemli olup, özel bir diyetle beslenmesi de gerekmektedir. Alerjiler, bu tarz önlemlerin yanı sıra; veteriner hekim tarafından uygun görülen medikal tedaviler ile rahatlıkla kontrol altına alınmaktadır.
Toksoplazma (Toxoplasmosis) nasıl bir hastalıktır? Toksoplazma ancak mikroskop ile görülebilen bir parazit olan Toxoplasma gondii tarafından oluşturulan bir enfeksiyondur. A.B.D.'de 60 milyon insanın toxoplasma taşıyıcısı olduğu bilinmektedir. Toksoplazma, anne karnında enfeksiyon geçiren (gebelik sırasında ilk defa enfeksiyon geçiren anne) bebekler için ve bağışıklık sistemi çökmüş bireyler için oldukça tehlikelidir. Toksoplazma'nın yayılmasında kedilerin oynadığı rol nedir? Kediler toxoplasma ile enfekte olmuş fare, kuş veya diğer avlayabildikleri ufak hayvanları yiyerek veya diğer enfekte bir kedinin dışkısı ile temas ederek toxoplasma enfeksiyonunu kaparlar. Enfeksiyonun alınmasından sonra iki haftaya kadar dışkı ile parazit dış ortama dışkı ile bırakılmaya başlanır. Dış ortama çıkan parazit yumurtasının insanlar için tehlike oluşturması için 1-5 günlük bir süre gereklidir. Enfeksiyon yeteneği kazanmış olan parazit ise aylarca canlı kalarak toprak, su, çimen, kum havuzları sebze ve meyvelere bulaşmış olarak bekleyebilir. Toksoplazma ile enfeksiyon nasıl oluşur? İnsanlar birçok yolla toxoplasmosisle enfekte olurlar: Enfekte kedi dışkısı ile bulaşık olan su ve gıdaların alınması ile enfeksiyon kapılır. Gıda olarak iyi pişmemiş veya çiğ et yiyerek enfeksiyon alınabilir. Gebelik sırasında anne eğer enfekte olursa bebek de direkt olarak enfeksiyona yakalanır. Toksoplazma'da hastalık nasıl belirti gösterir? Sağlıklı bir bağışıklık sistemi olan insanlarda: Sağlıklı bireylerin çoğu hastalığı kaptığını anlamaz ve herhangi bir şikayeti olmaz. Yine de hastalık oluşursa genellikle orta derecede seyreder. İnsanlarda "grip" benzeri şikayetler oluşur. Örneğin; Lenf yumruları şişer, kas ağrısı olabilir. Belirtiler uzun süre devam edebilir nadiren gözler de enfeksiyondan etkilenebilir. Bağışıklık sistemi çalışmayan/bozuk insanlarda: Bağışıklık sistemi zayıf olan insanlarda ise enfeksiyon ciddi belirtilere yol açar. HIV (AİDS) taşıyıcısı olan bireylerde veya kemoterapi gören hastalarda en sık görülen belirti baş ağrısı, kafa karışıklığı ve ateşdir. Ayrıca epilepsi, koordinasyon bozukluğu, bazen mide bulantısı - kusma da tabloya eşlik edebilir. Anne karnında enfekte olan bebekler: Anne karnında enfekte olan bu şekilde doğan bebeklerin bir çoğunda herhangi bir belirti görülmezken, bazen ilerleyen yıllarda görüş kaybı, mental gerilik ve epilepsi şekillenebilir. Kendimizi Toksoplazma'ya karşı nasıl korumalıyız? Kendimizi ve başkalarını korumak için alınması gereken önlemler: Kedimizin tuvaletini her gün değiştirmek. Toxoplasmanın enfeksiyon yeteneğinin oluşabilmesi için etkenin dışkı içerisinde uzun süre kalması gerekmektedir. Dış ortamda uygun ısı ve nem olmadan, insanları hasta edebilecek seviyeye erişemez. Eğer hamile iseniz veya bağışıklık sisteminiz iyi çalışmıyorsa başka bir insandan tuvalet temizliği için yardım isteyiniz. Eğer bu mümkün değilse tuvalet kabı değiştirirken eldiven giyiniz ve işlem sonrası ellerinizi sabunla yıkayınız. Dış ortamlardaki kum havuzlarının (çocuklar için oyun havuzu) üstünün kedilerin kaka yapmasını engellemek için kullanılmadıkları zamanlarda kapalı olmasını sağlayınız. Yavru sokak kedilerini eve aldığınız zaman mutlaka veteriner hekim kontrolüne özen gösteriniz. Yavru kedilerin toxoplasma ile enfekte olma ihtimalleri yüksektir. İyi pişmemiş çiğ et yemeyiniz. Çiğ etle temas etmiş tüm mutfak aletlerini iyice yıkayınız. Eğer zayıf bir bağışıklık sisteminiz varsa doktorunuzdan size toxoplasma testi yapmasını isteyebilirsiniz. Kedimin Toksoplazma kapmasını nasıl engelleyebilirim? Kedinizin toksoplazma kapmasını engellemek sizin de enfeksiyondan korunmanıza yardım eder. Kediniz kuru veya konserve kedi mamaları ile besleyiniz. Kedinizin asla çiğ et yemesine izin vermeyiniz. Kedinizi evde besleyiniz. Dışarıya girip çıkmasına izin vermeyiniz. Kedimden sırf bu yüzden kurtulmayı düşünmeli miyim? Hayır. Kedinizden vazgeçmek için hiçbir sebep yoktur. Kedi sahibi olmak sizin toxoplasma ile enfekte olacağınız anlamına gelmez. Hastalığı kediniz taşısa bile onun tüylerine dokunarak enfeksiyonu almazsınız. Tüylerde bu parazit barınamaz. Ayrıca kedinizi dış ortama salmayarak (avlanma ve çiğ et yeme ihtimali) ve çiğ beslemeyerek de zaten enfekisyonu kapma ihtimalini de ortadan kaldırmış oluyorsunuz. Ancak hamile kalmayı planlıyorsanız, hamileliğiniz veya düşük bağışıklık sisteminiz varsa kendinizi korumak için bahsedilen önlemleri almalısınız. Toksoplazma tedavi edilebilir mi? Evet. Toksoplazma tedavi edilebilmektedir. Sağlıklı bir insanda normal şartlarda herhangi bir belirti ve tedavi gerekmezken (göz bulaşması hariç) hamileliği sırasında toxoplasma kapan bir anne adayı ve bebek yakından takip edilip tedavi edilmelidir. Bu konu hakkında daha fazla ayrıntı ve bilgiyi lütfen uzman kişiler aracılığı ile alınız. Veteriner hekim Dr. Emel Başaran
Petinize yapılan aşılamalardan sonra bazı hafif yan etkilerin aşılamadan hemen sonraki saatlerde ortaya çıkabilme olasılığı hiç de az değildir. Ancak bu yan etkiler iki günden fazla sürerse veya hayvanınız belirgin bir şekilde rahatsızlık gösteriyorsa mutlaka veteriner hekiminize başvurmanız gerekmektedir. Aşı bölgesinde yer alan şişlik ve ağrı Hafif ateş İştah veya aktivitede azalma Hapşırma, orta derecede öksürük veya diğer solunum yollarına ilişkin belirtiler (burun içi yapılan aşılardan sonra görülebilir) Daha ciddi olabilen ve daha az rastlanan diğer yan etkiler ise örneğin alerjik reaksiyonlar aşılamadan dakika-lar veya saatler sonra şekillenebilir Bu reaksiyonlar hayati risk oluşturabilir ve medikal aciliyet gösterebilir. Eğer aşağıdaki belirtiler şekillenirse mutlaka medikal müdahale gerekmektedir. Devam eden kusma ve ishal Kaşıntılı ve kabarmış bir deri Yüzde, gözlerde boyunda şişme Ciddi öksürük krizleri ve solumada güçlük Kollaps Aşılamadan sonra aşı yapılan bölgede deri altında sert yuvarlak bir şişlik olması normaldir. Bu şişlik bir iki hafta içinde kendiliğinden kaybolacaktır. Ancak üç haftadan fazla sürede kalan ve gittikçe büyüyen şişliklerde veteriner hekiminize danışmanız gerekmektedir. Eğer petiniz daha önce bir aşıya benzer alerjik bir reaksiyon göstermişse mutlaka bunu aşı öncesi belirtiniz ve eğer bir şüphe varsa aşılamadan 30 –dakika kadar sonra evinize gidiniz.
Profesyonel olarak eğitilmiş hayvanların -örneğin körler için eğitilen köpeklerin- insan hayatına yarar sağladığı aşikarken evcil kedi köpek hatta fanustaki sıradan ufak japon balığının bile sağlığımıza olumlu etki ettiği kabul edilmektedir. Petlerimiz yalnızlığımızı alır, stresimizi azaltır, sosyal ilişkilerimizi geliştirir ve oyuna, egzersize zaman ayırmamızı teşvik ederler. Her şeyden önemlisi bize karşılıksız sevgi ve sadakatla bağlıdırlar. Bir hayvana sahip olmak bile daha uzun yaşamamıza etki eder. Bir çok pet sahibi hayvan beslemenin verdiği neşe ve mutluluğun farkına varmış olsa da bu tüylü sokulgan ve oyuncu arkadaşlarımızın zihin ve beden sağlığımız üzerinde olumlu etkilerinin farkında değildirler. Bu olumlu etkiler son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda kanıtlanmış olup Amerikan Kalp Sağlığı Birliğinin (American Heart Association) açıklamaları arasında özellikle köpek sahiplerinin kalp hastalıklarına yakalanma risklerinin düştüğü ve daha uzun yaşama kavuştukları belirtilmiştir. Çalışma sonuçlarında ayrıca şu hususlar tespit edilmiştir; Pet sahipleri hayvan beslemeyenlere oranla daha az depresyona girerler. Stresli durumlarda pet sahipleri diğer insanlara göre daha düşük kan basıncına sahiptirler. Pet ile oynarken dopamin ve serotonin seviyeleri yükselir, böylece daha sakin ve huzurlu hissedilir. Pet sahiplerinin trigliserid seviyeleri (kalp hastalığının indikatörü ) hayvan beslemeyenlere oranla daha düşüktür. Kalp krizi geçiren pet sahipleri hayvanı olmayana göre daha uzun yaşamaktadır. 65 yaş üstü pet sahipleri, olmayanlara göre daha az doktor ziyareti yapmaktadır. “Köpek sahibi olanların yaptıkları egzersiz kalp sağlığı için çok yararlı dır. Ayrıca sadece bir balığı bile seyretmenin kas tonusunu gevşettiği ve nabzı düşürdüğü tespit edilmiştir. Alzhemier ve demans hastalarında değişik davranış problemleri gelişebilmektedir. Kaliforniya Üniversitesinde yapılan bir çalışmada evlerinde pet bulunan alzhemier hastalarının daha az stres ve endişeli davranış gösterdiği tespit edilmiştir. Petler pozitif yönde konuşmadan iletişim kurabilen canlılardır. İyi eğitilmiş, yumuşak huylu bir köpek alzeimer hastasının agresif davranışlarını-azaltır ve hastayı sakinleştirir. Alzeimer hastalarının davranış problemini tetikleyen unsurlar arasında bazen bakıcılarının stresli olmaları yatar . Zaman ve emeğe daha az ihtiyaç gösteren kedi veya bir kafes hayvanının varlığı bazen alzeimer hastasına bakmakla yükümlü olan kişilerin stresini alır ve onlarında modunu yükseltir. Çocuklara olan etkilerinden kısaca bahsetmek gerekirse; petlerle büyüyen çocukların daha az alerji ve astım gibi hastalıklara yakalandıkları tespit edilmiştir. Ayrıca peti olan çocuklar sorumluluk almayı,empati kurmayı,merhamet beslemeyi öğrenir. Ailelerinin aksine petler hiçbir zaman emir vermez ve kritik etmez, her zaman sevgi gösterirler onların varlığı çocuklarda güven duygusunu geliştirir. Anne ve babanın olmadığı zamanlar da evde onların varlığı bile ayrılık endişesini azaltır. Yapılan çalışmalarda görülmüştür hiperaktif veya fazla agresif çocuklar bir hayvanın varlığında daha sakin davranmaktadır. Burada unutulmaması gereken çocuğun ve petin “iyi davranış yönunde” mutlaka eğitilmesi olmalıdır. Bazı Otizmli ve diğer öğrenme güçlüğü bulunan . çocukların petlerle insanlardan daha güzel ilişki kurdukları görülmüştür. Bu terapatik (iyileştirici) etkilerinin yanısıra , kedi ve köpekler insanların en temel ihtiyacı olan birine dokunma hissini karşılamaktadırlar. Yapılan gözlemlerde hapishanelerde yatan en zorlu suçluların bile uzun süre bir petle iletişim içine girdiklerinde davranışlarında olumlu gelişmeler olduğu tespit edilmiştir. Okşamak, kucaklamak sarılmak hatta bu sevimli hayvanlara dokunmak bile bizi sakinleştirir ve yumuşatır en stresli olduğumuz zamanlarda bile! Hayatı bizle paylaşarak yanlızlığımızı unuttururlar, bazıları bizim egzersiz ihtiyacımızı tamamen giderirler ki bu da moralimizi yükseltir. Hayvanı olan insanların daha mutlu, bağımsız ve daha öz güveni yüksek olduğunu belirtirken kendi yapımıza uygun hayvan seçmenin öneminden bahsetmeliyiz. Ülkemizde de her geçen gün evinde hayvan besleyen insan sayısı artmakta olup ortama olarak 3.8 milyon hayvanın sahipli olduğu ancak maalesef bunlardan bir milyon kadarının bir yıl içinde sokağa veya barınaklara bırakıldıkları bildirilmektedir. Hep birlikte daha büyük farkındalıklarla onlara sahip çıkma dileği ile Dr. Emel Başaran Veteriner Hekim
1