Sitemizi kullanabilmeniz için tarayıcınızda javascriptlerin çalışmasına izin vermelisiniz.
Onceki
Kapat
Bekleyiniz, resim yukleniyor...
Sonraki
Sonraki
PetVet
Pzt - Ct  09:30 - 20:00
Pazar  10:00 - 18:00
Neden tansiyonlarını ölçmeliyiz? Hipertansiyon, geriatrik kedilerde (10 yaş ve üstü) birçok organ sistemi üzerinde (gözler, böbrek, kalp ve sinir sistemi) hasarlar meydana getirebilen bir problemler yumağı olarak kabul edilmektedir. Hipertansif kediler, göz bebeklerindeki değişimler (dilate pupil, hypema, körlük), nörolojik anormaliteler (kafa sallama, ataxia, disoriantasyon, nöbet),iştahsızlık veya düşkünlük gibi çok farklı belirtilerle veteriner hekime getirilebilirler. Kedilerde hipertansiyonun sebebi tam olarak çözülememiş olup sistemik bir hastalık olmaksızın sadece ilerlemiş yaşın hipertansiyona bir risk teşkil edip etmediği ise henüz anlaşılamamıştır. Ancak birçok olguda hipertansiyon alta yatan başka bir sebebe bağlı olarak olarak şekillenmektedir. Örneğin kedilerin en az % 20 sinde kronik böbrek yetmezliği ana sebeptir ve hipertansiyon tanısı konmuş bu kedilerin büyük bir kısmı orta derecede azotemiktir. Hipertriodizm hipertansiyon ile çok ilişkili değildir. Fakat kronik böbrek yetmezliği, hipertiroidli geriatrik kedilerin birçoğunda görüldüğünden yine yüksek tansiyon karşımıza böbreklerden dolayı sekonder olarak çıkabilir. Kedilerde yüksek tansiyona daha az sıklıkla sebep olan diğer faktörler ise; hyperaldosteronism, diabetes mellitus, eritropoietin tedavisi ve kronik anemi sayılabilir. Sistemik olarak kan basıncının ölçülmesi bütün geriatrik kedilerde rutin taramalarda ve özellikle böbrek yetmezliği, hipertroidi ve kalp hastalığı olan hastalarda atlanmaması gereken bir prosedürdür. Veteriner hekimlikte bir çok değişik teknikle indirek olarak kan basıncı ölçülmektedir. Kedilerde kan basıncını doğru bir şekilde ölçmek sabır gerektiren bir konudur. Kan basıncı sessiz ve sakin bir ortamda hastaya herhangi diğer bir işlem veya muayene yapılmadan ölçülmelidir. Hasta sahibi nezaretinde hayvanın rahatlaması ve heyecanının azaltmasını sağlamak için 10-15 dak. beklenmeli ve en az 5-7 ölçüm yapılmalı, çok farklı sonuçlar değerlendirmeye alınmadan ortalama değer hesaplanmalıdır. Unutulmaması gereken sinirli, korkak ve çok heyecanlı kedilerden elde edilen sonuçların hastanın gerçek kan basıncını göstermeyebileceğidir. Devamlı olarak sistolik basınçtaki 170 mm Hg nin üzerindeki sonuçlar tedavinin başlamasını gerektirir. İdeal olarak kan basıncının 170 mmm Hg den yüksek olduğu birden fazla yapılan ölçümlerle belgenmelidir. (örn, 1 hafta arayla yapılan iki ayrı ölçüm gibi) Buna rağmen tek bir ölçümde kan basıncı değeri 175 mm Hg nin üstünde bulunan ve aynı zamanda santral sistemi veya oküler şikayeti olan hastalarda tedavi geçiktirilmeden başlanmalıdır. Yüksek kan basıncının tedavisinde; diüeretikler, angiotensin-coverting enzyme inhibitörleri (ACE-1), beta-blokerler ve kalsiyum kanal blokerleri kullanılabilir.
Kaplumbağaların Genel Bakımı ve Sık Karşılaşılan Problemleri: Dünya üzerinde 300 den fazla Cheloian/Kaplumbağa (Order Testudines) türü vardır ve hepsinin yaşam koşulları, beslenme alışkanlıkları birbirinden oldukça farklıdır. Genel olarak yaşadıkları ortama göre sınıflandırma yaparsak kablumbağalar; Tortoise; Kara kaplumbağası Terrapin; semi-aquatik kaplumbağalar Box Turtle; su kaplumbağası(tatlı su veya deniz) olarak ayrılırlar. Bu türlerde karşılaşılan sağlık sorunlarının çoğu uygun olmayan koşullarda yaşamak zorunda bırakılmalarından kaynaklanmakta olup sorunlar gizli ve yavaş seyirli olmaktadır. Bu yüzden kablumbağaların senede bir veya iki kez sağlıklı görünseler de bu türlerle ilgilenen bir veteriner hekime muayene ettirilmesi önerilmektedir. Cinsiyet tayini: Genç hayvanlarda cinsiyet tayini oldukça güçtür. Buna rağmen erişkin hayvanlarda türlere göre farklılıklar olsa da cinsiyet tayinine götüren bazı özellikler şunlardır; Kuyruk uzunluğ( erkeklerde kuyruk dişilere göre daha uzundur)Plastron erkeklerde konkav olabilir, Testudo türleri için güvenilir bir kriter değildir.Erkekler genel olarak dişilerden daha ufaktırlar. Erkek terapinlerin ön pençeleri dişilerden daha uzundur. Dişilerde plastron bel bölgesinde daha geniştir. Box turtların gözleri erkeklerde kırmızı dişilerde sarı/kahve renklidir. Bakım ve çevre koşulları: Pet olarak kablumbağa beslemeden önce bakım şartları ve gerekli malzemelerin temini hakkında bilgi edinilmesi kesinlikle tavsiye edilmektedir. Değişik türlerin asla bir arada barındırılmaması gerekmektedir. Terrestrial tortoises; Testudinidae familyası: Bu türlerin büyük bir çoğunluğu hem iç hem de dış ortamda beslenebilir. Ev içerisinde beslenirlerse mutlaka geniş alanların kendileri için ayarlanması gerekmektedir. Hareketlerinin kısıtlandığı cam veya benzeri maddelerden yapılmış balık akvaryumuna benzeyen tanklarda ve uygun nem ve ventilasyonun bulunmadığı alanlarda tutulmaları halinde ciddi sağlık problemleri oluşması kaçınılmazdır. Dış ortamda bakılacakları zaman ise diğer hayvanlara karşı korunmaları gerekmekte ayrıca kaçıp gitmelerini engelleyecek önlemler alınmalıdır. Vücut yüzeylerin küçük olması dolayısı ile çevre şartlarına ve ısı değişikliklerine karşı çok duyarlıdırlar. Bahçede yaşayan türlerin yazın sıcakların çok arttığı dönemlerde iç ortama alınıp serinlik hissetmeleri sağlanmalı dış ortam ısısının çok düştüğü zamanlarda da ısı veya ışık kaynağı ile ısıtılmalıdırlar. A.U.V.B ışıklandırma mutlaka olmalıdır. Ayrıca ortam ısısı ve nemi karanlık saatlerin uzunluğu bu türlerin orijinal olarak geldikleri bölgelerin şartlarına uyum sağlamalıdır Nem oranının ayarlanması, türlerin orijinal yaşam şartlarına uygun materyal kullanılması ile mümkün olmaktadır. Kum ve kuru toprak, kurak ortamı çok iyi taklit ederken, yapraklı, yosun ve torfdan oluşan ortam tropik bölgeleri taklit eder. Tropikal ve yağmur ormanlarından gelen türlerin çok fazla parlak ışığı sevmediklerini unutmamak gerekmektedir. Semi-aquatik türler: Terapin ve box turtles suyun ısısına bağlı olarak yılın büyük bir kısmını dışarıda geçirebilirler. Çok sıcak aylarda iç ortama alınmaları ısı çarpmasının önlenmesi için gerekebilir. Ayrıca soğuk havalarda ısıtıcı gereklidir. İç veya dış ortamda beslenen bu türlerde suyun kalitesi çok önemli olup mutlaka suyun filtrasyonu sağlanmalıdır. Su ısıtıcısı ile ultraviyole ışık kaynağı mutlaka bulunmalıdır. Beslenme: Her türün beslenmesi kendine özgü olsa da genel bir bilgi vermeyi uygun görmekteyiz. Yüksek fiber (lif),yüksek kalsiyum, düşük protein ve düşük fosfor özellikle Testudo ve Geochelone türleri için uygundur. Yüksek protein( et, bezelye ve fasulye ) ve yüksek yağ içeren gıdalarla beslenme hızlı büyümeye, kabuk deformitelerine ve böbrek hastalıklarına neden olabilir. Düşük kalsiyum kabuk ve çene ekleminde yumuşamaya, paraliz ve patolojik kırıklara neden olabilir. Meyvenin fazla verilmesi ise, içerdiği yüksek şeker ve sudan dolayı ishale ve flagellate enfeksiyonlarına neden olabilir. Kabak gibi oxalate oranı yüksek olan gıdalarında verilmesinde dikkatli davranmak gereklidir. Kaplumbağaları çok fazla beslemek obezite ve hızlı büyümeye neden olacağı için sakıncalıdır. Ayrıca, aquatik türler için su kalitesi üzerine olumsuz etki yapmaktadır. Terrestrial türlerin günlük olarak beslenmesi önerilirken aquatik türlerin haftada üç günden fazla beslenmemesi önerilmektedir. Değişik tip mamalarla beslemek önemlidir. Sürekli olarak aynı diyetle beslemek ve karışımın ideal olduğuna güvenmek hatalıdır. Yazı dışarıda geçiren türler için, kalsiyum suplementasyonu mamalarına günlük olarak katılmalıdır buna rağmen yaz boyunca evde beslenen türlerin mamalarına kalsiyum/vit D3 suplementasyonu haftada üç gün mamalarına katılmalıdır. Tortoisesların haftada 3-4 gün ılık suyla banyoya ihtiyaçları varken, temiz içme suları her zaman bulunmalıdır. Sık karşılaşılan sağlık problemleri: Solunum sistemi Şişmiş gözler (enfeksiyon, ortamın neminin uygun olmaması veya diğer sitemik hastalıkların belirtisi) aquatik türlerde A vit yetersizliği, tortoislerde çok nadir görülür ve A hypervitaminosiz sonucu şekillenir. “burun akması” ( bakteriyal, mycoplasma, mantar, viral olabilir ve bulaşıcıdır.) Pnömoni (bakteriyal, viral, mantar) Kulak apsesi Sindirim sistemi İştahsızlık; hastalık değildir sadece belirtidir ve sebebi araştırılmalıdır. Stomatitis (bakteriyal, mantar, viral ) Gaga deformiteleri Diare (yanlış besleme(düşük fiber, fazla miktarda meyve) kötü çevre şartları, bakteriyal, viral mantar veya paraziter enteritis. Bağırsak tıkanması (sinidrilmeyen objelerin yenmesi) Kolik/gaz (düşük lifli diyet) Salmonella Metabolik Sarılık, karaciğer hastalığı,hepatitis, hepatik lipidosis Renal hastalık, (bakteriyal nefritis, sepitisemi, diyette yüksek protein/ D3 olması, çevresel etkenler İskelet ve deri Metabolik kemik hastalığı ( UV işiğın olmaması, diyette yanlış oranlarda kalsiyum/ Vit D3 bulunması) Şekilsiz kabuk ( yüksek oranda protein içeren diyetle besleme sonucu şekillenen çabuk büyüme ayrıca, ortamın nem oranının uygunsuzluğu) Posterior paraliz ( renal hastalık, metabolik kemik hastalığı, septisemi, dystocia, foleküler satasis, kistik kalkuli, toxicosis) Dermatitis, apseler (çevre şartlarının kötü olması, yaralanmalar ) Reproductive Ovulasyon problemleri Yumurtanın kanalda sıkışması Paraphimosis veya diğer cloocal organların fıtkı
Yavru Köpek Bakımı: Ailenizin bir ferdi olarak kabul ettiğiniz yavru köpeğinizin hayatının bu çok önemli ilk ayları için PetVet veteriner kliniği koruyucu sağlık hekimliği danışmanlığı ve hizmeti vermekte olup, yavru köpeğinizin sağlıklı bir erişkin olmasını hedeflemektedir. Yavru köpek programı neleri kapsamaktadır? Yavru köpeğinizin evinize girmeden önce muayenesi yapılır ve her şey normalse 3-4 hafta aralıklarla yapılan muayenelerle yavrunun fiziki ve davranışsal gelişimleri takip edilir. Aşılama programı DH (L) PP- ilk aşı 6-8 haftalık yaşta yapılmalı ondan sonraki aşılamalar 3’er hafta aralıklarla devam ederek köpeğiniz 16 haftalık olduğunda tamamlanmalıdır. Bordetalla aşısı 12 haftalık yaşta yapılır. Kuduz aşısı 16 haftalık yaşta yapılır. İki defa iç parazit ilaçlaması yapılır. Fecal test (dışkı muayenesi) yapılır. Aşılamalar: Köpeğinizin viral hastalıklara karşı bağışıklığının yani korunmasının yüksek ve tam olarak sağlanabilmesi için aşıların 6-8 haftalıktan itibaren seriler halinde 3 er haftalık aralarla 16 haftalık oluncaya kadar tamamlanması gerekmektedir. Bebeklik dönemi aşılarının tamamlanmasının ardından DHPPİ-L ( distemper, parva, leptospria, hepatit ve parainfluenza ) aşısı ile bordotella (kennel cough) aşısı senede bir kez yapılmalıdır. Kuduz aşısının yapılması ise yasal zorunluluk olduğu için her yıl yapılmalıdır. Anti-paraziter Sağaltım: Köpeğinizin kilosuna göre verilen geniş spektrumlu antiparaziter ilaçlar ile kancalı kurtlar, kamçılı kurtlar, sestodlar ve askaritlerin hepsi temizlenmektedir. Fekal Muayene: Köpeğinizin taze dışkısı (4 saatten fazla beklememiş olmalıdır) birden fazla yöntemle muayene edilerek yukarda bahsedilen parazitlerin yanı sıra olası diğer bağırsak protozolarına karşı muayene edilir. Pire ve kene koruması: Pire, kene ve diğer dış parazitlere karşı köpeğimizi ve kendimizi koruyabilmek için bütün bir yıl boyunca düzenli olarak topikal ilaçlamaların yapılması sağlanmakta ve önerilmektedir. Kısırlaştırma: Yavru köpeklerimizin 4-6 aylık dönemde kısırlaştırılması önerilmekte olup, yasalar gereği mikrochip uygulaması hakkında bilgi ve hizmet sunulmaktadır.
Dermatofitosiz, kedi ve köpekleri etkileyen bir mantar enfeksiyonudur. En sık enfeksiyon yapan türler Microsporum canis, Microsporum gypseum veya Trichophyton mentagrophytes.dir. Dermatofitosiz, insanlara ve diğer hayvanlara kolayca bulaşır. Bulaşma enfekte deri, tüy kontamine olmuş eşyalar ve toprak yolu ile olur. Sporlar dış ortamda çok uzun zaman canlı kalabilmektedir. Dolayısı ile tedavi sürecinde çevre temizliği mutlaka yapılmalıdır. Dermotofitosiz de klinik görünüm diğer deri hastalıkları ile karışabileceği için veteriner hekim tarafından teşhisin konulması tedavi öncesi şarttır. Mantarda görülen belirtiler Klinik belirtiler non-spesifiktir, belirtiler deri enfeksiyonu olduğu yönünde şüphe uyandırsada “mantar” ı işaret etmez. Yuvarlak şekilli tüy dökümü daha çok baş bölgesinde olmak üzere bacaklar veya kuyrukta görülen tek belirti olabilir. Tüysüz alanların etrafında ufak papuller oluşabilir. Deri de pullanma ve yangı oluşabilir. Kepeklenme görülebilir. Teşhis Klinik görünüm teşhiş için yeterli olamayacağı için ayrıntılı tetkikler yapılması önerilmektedir. Teşhis yöntemleri arasında kullanılan “wood lambası” teşhis için %100 güvenilir bir yöntem olmamakla beraber bazı hekimler tarafından kullanılabilir. ( patogen formların bazıları floresan ışıkta parlamazken, non patogen formlar + sonuç verebilir ) En uygun teşhis yöntemi mikroskop altında deri kazıntısının incelenmesi ve daha sonra etkenden “fungal kültür “ yapmaktır. Tedavi seçenekleri Mantar, insanlar ve diğer petler için oldukça bulaşıcı olduğu için çevresel temizliğin ve dezenfeksiyonun önemi unutulmamalıdır. Tedavi topikal veya oral tedavi şeklinde uygulanabilir. Ufak, izole lezyonlar hiçbir tedavi uygulanmazsa 4 aya kadar bir sürede kendiliğinden iyileşebilir. (fakat bu dönemde pet,çevre için bulaştırıcı olacaktır) Topikal uygulamalar öncesi bazen tüylerin traş edilmesi düşünülebilir ancak bu duruma veteriner hekimin karar vermesi gerekmektedir. Topikal tedavi seçenekleri veteriner hekiminiz tarafından belirlenmelidir. Mantar aşıları ise sadece medikal tedaviye destek olarak kullanılmalıdır. Sistemik tedavi yaygın mantar enfeksiyonlarında önerilebilmektedir. Ancak tedavi öncesi bir takım kan testleri yapılması önerilmektedir. Bazı ilaçlar gebelikte kullanılamayacağı için böyle bir durumda veteriner hekime gebelik şüphesi varsa belirtilmelidir. Mantar enfeksiyonu geçiren kedi ve köpeklerin eldivenle tutulması ve daha sonra ellerin yıkanması mutlaka izlenmesi gereken koruyucu önlemlerdendir.
Veteriner hekimlikte yaşanan gelişmeler ışığında, yaşlı dostlarımızın daha uzun ve daha sağlıklı olarak bizlerle beraber yaşayabileceğini bilmek hepimiz için mutluluk vericidir. Yaşlı kedi ve köpeklerimizin sağlıklarını korumak aşılamalar, diş bakımı, kaliteli beslenme ve parazit kontrolünün çok ötesindedir. Yaşlanan hayvanlarımız genellikle sağlık sorunları ile ilgili belirti vermezler, sorunları maskelenir fakat hastalıkları buna rağmen yavaş ve gizli olarak ilerler. PetVet veteriner kliniği olarak amacımız yaşlı dostlarımızın sağlıklarını korumak olmakla birlikte bazı önlenemeyen hastalıkların ilerlemesini yavaşlatmaktır. Bu amaçla yaşlanma sonucunda etkilenen vücut sistemleri üzerine odaklanarak herhangi olası bir sapmayı tespit etmeli ve olası önlemleri geç kalmadan almalıyız.Yaşlanan petlerimizin kalan ömürleri süresince kaliteli bir yaşantı sürmeleri gerektiğine inanmaktayız. Bu yüzden erken teşhis ile olası hastalıkların takibi ve tedavisi başarı ile yapılmaktadır. PetVet veteriner kliniği 7 yaş ve üstü kedi ve köpeklerimiz için “senior sağlık programı” oluşturmuştur ve bu program kapsamında belli aralıklarla yapılan testlerle petlerinizin sağlık taraması gerçekleştirilmektedir. 6 ayda bir tam bir fiziki muayenenin yanısıra, olası davranış değişiklikleri ve beslenme problemlerinin konuşulup tartışıldığı görüşmeler Tam kan muayenesi; biyokimyasal analizler ve tiroid testleri. Bu testler ile kanser, enfeksiyonlar ve kansızlık teşhis edilebildiği gibi, karaciğer, böbrekler, pankreas, adrenal ve tiroid bezlerinin ve bağışıklık sisteminin çalışması kontrol edilmektedir. Tam idrar muayenesi ile, enfeksiyonlar ve böbreğin fonksiyonel yapısı kontrol edilmektedir. Dışkı muayenesi ile, dışkıda parazit ve kan olup olmadığı kontrol edilmektedir. Kan basıncının belli aralıklar ölçülmesi ile tansiyon takibi yapılmaktadır.
Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği Konseyinin 26.05.2003 tarihli 998/2003 sayılı düzenlemesiyle pet hayvanlarının ticari olmayan hareketlerine sınırlama getirilmiştir. Bu düzenlemeleri kabul eden ülkelere yapacağınız seyahatlerde dostlarınızla ilgili yapılacak işlemlerden biri de "kuduz titrasyon testidir". Kuduz titrasyon testi için petiniziden alınacak olan kan örneği Avrupa Komisyonu tarafından yetkilendirilmiş olan Türkiye'deki tek laboratuar olan Ankara Etlik Merkez Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğüne gönderilecektir.Bu işlemlerde en az bir ay önce petiniz aşılanmış olmalıdır. Kan örneği, kanı alan veteriner hekiminiz tarafından hazırlanacak olan diğer belgelerle Enstitüye gönderilir. Sonuç 2 hafta içinde gönderilmektedir. Bu test AB tarafından yapılması zorunlu ilan edilen bir uygulamadır.AB üye ülkelerine giriş yapacak pet hayvanları ülkelerinden hareket etmelerinden en geç 3 ay öncesine kadar antikor titrelerini belgelendirmelidirler. Veteriner Hekiminiz tarafından Sağlık Sertifikası hazırlanmalıdır. Bağlı olduğunuz Belediye Veteriner İşleri Müdürlüğünden " Menşei Şahadetnamesi" almanız gerekmektedir. Bu belgeleri tamamladıktan sonra Tarım İl Müdürlüğü'ne başvurularak Uluslararası Sağlık Sertifikası alınır. Yurt içi uçak seyahatlerinizde her havayolunun kendi prosedürü vardır. Belirli kilodaki hayvanlarınızı kabin içinde taşıyabildiğiniz gibi kilo sınırını aşan petleriniz özel kargo bölümünde taşınmaktadır. Yine yurt içi seyahatlerinizde de petinizin kuduz hastalığına karşı aşılanmış olduğuna dair karneniz yanınızda olmalıdır. Yolculuklarda strese giren ve rahatsız olan petlerinize sağlık açısından bir sakıncası yoksa sakinleştirici ürünler Veteriner Hekiminizin tavsiye ettiği şekilde uygulanabilmektedir. Bu tarz ilaçların uygulanmasında Veteriner Hekiminizin belirlediği uygulama yolu ve dozajını asla değiştirmemelisiniz.
1
2
3
4
5