Sitemizi kullanabilmeniz için tarayıcınızda javascriptlerin çalışmasına izin vermelisiniz.
Onceki
Kapat
Bekleyiniz, resim yukleniyor...
Sonraki
Sonraki
PetVet
Pzt - Ct  09:30 - 20:00
Pazar  10:00 - 18:00
Günümüzde veteriner hekimlikte de petlerimizin hastalıklarının erken teşhisi veya var olan hastalıklarının durumun izlenmesi ancak yapılan çeşitli kontrollerle mümkün olmaktadır. Kliniğimize müracat eden petlerimize titizlik ve yılların verdiği tecrübe ile tüm biyokimyasal veya diğer laboratuvar işlemleri, check-up, klinik hizmetleri dahilinde verilmektedir. Yapılan; Tam kan sayımı (hemogram) ile akyuvar sayımı, alyuvar ve kan pulcukları sayımı; ayrıca hemoglobin ve hematokrit değerleri ölçülür. Anemi ve diğer hematolojik hastalıklar, enfeksiyon, kanama bozuklukları, alerjik durumların değerlendirilmesinde yararlıdır. Biyokimya Tahlilleri ise bir çok parametreden oluşan geniş kapsamlı tahlillerdir. En sık uygulanan testlere örnek verirsek; Şeker hastalığında (Diabetus mellitus) Glukoz, Fructozamin, Tiroid Haslıklarında ST3, ST4 Kalp Hastalıkları ve Genel Check-up'ta kullanılan Kolesterol ve Trigliserit, Böbrek Hastalıklarında Üre, Kreatin, Karaciğer Hastalıklarında ALT, AST, GGT dir. Kliniğimizde veteriner hekimler için özel olarak üretilen ve hayvan türlerine göre, referans aralıkları kalibre edilmiş analiz cihazları ile 15 dak dan az bir zamanda tüm organ sistemleri karşılaştırmalı incelenmektedir. Ayrıca tam idrar tahlili, dışkı muayenesi ve diğer serolojik testler, antibiyogram ve kültür ile tam bir check-up imkanı sağlanmaktadır. Gerekli görüldüğü taktirde çok özel laboratuvar çalışması gerektiren testler ise yurt içi ve yurt dışında çalıştığımız referans labratuvarlarına gönderilmekte ve sonuçlar tarafımıza iletilmektedir. Vakit kaybetmeden yapılan bu tetkikler ile hastalarımızın geç kalmadan sorunları tespit edilerek doğru ve güvenilir yöntemlerle tedavi olma imkanına sahip olmaları hedeflenmektedir. PetVet veteriner kliniği tam donanımlı olarak hizmet verebilen sayılı kliniklerdendir.
Küçük bir belirti önemli bir sıkıntının habercisi olabilir. Can yoldaşınızda herhangi bir anormallik gözlemlediğinizde, lütfen bir Veteriner Hekimin muayene etmesini sağlayınız. Muayene ile pet dostlarımızın genel durumları, beslenme ve yaşam ortamları ile ilgili güncel bilgiler alınarak bireysel beslenme, paraziter korunma ve aşılama programları planlanır ve uygulanır. Sağlık problemi olan petlerimizde bu sıkıntılarla ilgili tanıyı koyabilmek, belirtilerin kaynağını aramak üzere en uygun tanı yöntemlerine karar verdiğimiz ilk aşamadır. Hasta hayvanı muayene eden veteriner hekimimiz muayeneye başlarken başarılı olacağına inanır. Anemnez alırken bir taraftan hangi muayene yöntemlerini uygulayacağına karar verir. İhtiyaç durumunda hastalıkla ilgili bilgilerini yenilemekte ve uygulayacağı tedavi seçeneklerini tam belirlemek için konuyla ilgili kaynaklara başvurmaktan çekinmemektedir. Veteriner hekim kendi bilgi ve deneyimini aşan hastalıklarda konunun uzmanı ya da uzmanları ile temas kurar ya da hasta hayvanı uzmanına emanet eder. Hayvanların bütün sistemleri muayene edilmelidir. Hasta hayvanı muayene eden veteriner hekimimiz pek çok muayene yöntemlerine başvurur. Bu muayene yöntemleri; asıl muayene yöntemleri ve yardımcı muayene yöntemleridir. Asıl muayene yöntemlerinde veteriner hekimimiz, görme, işitme, koklama ve dokunma gibi duyularını kullanır. Yardımcı muayene yöntemleri ise, asıl muayene yöntemleri ile tanının tam konulamadığı durumlarda, özel muayene yöntemlerinden yararlanılarak kesin tanıya yardımcı olan muayene yöntemleridir. Asıl ve yardımcı muayeneler ile kesin tanı konulamadığı bazı durumlarda tanı için bazı operasyonlar yapılır ki; bunlara “Diagnostik operasyonlar” adı verilir. Bunlar; Diagnostik enjeksiyonlar, Diagnostik punksiyonlar Diagnostik laparotomi (celiotomie) lerdir.
Aşılama Öncesi Dikkat Edilmesi Gerekenler Kedi ve Köpeğinizin aşı programı, sağlık durumu göz önüne alınarak veteriner hekiminiz tarafından en uygun şekilde hazırlanacaktır. Aşılama için veteriner hekiminizin uygun gördüğü programı aksatmadan ve tarihlerine uyarak yerine getirmeniz yavrunuzun sağlığı açısından önemlidir. Bir iki günlük gecikmeler yavrunuzun sağlığını çok etkilemeyebilir fakat daha uzun zamanlı gecikmelerin risk faktörlerini arttıracağı unutulmamalıdır. Aşılar petiniz sağlıklı ise uygulanmalıdır. İç ve dış paraziti bulunan hayvanlara aşı uygulanmamalıdır. Aşılanacak hayvanlar parazitlerden arındırılmış olmalıdır. Aşılanacak yavru ve yetişkin köpeklerin vücut sıcaklığı normal ( 38-39.5 °C ) sınırlar içinde olmalıdır. Ateşin yüksek olması vücutta bir enfeksiyon olduğunun göstergesidir. Böyle durumlarda öncelikle ateşin (enfeksiyonun) nedeni bulunmalı, tedavi edilmeli ve daha sonra aşılamalara başlanmalıdır. Aşılanacak hayvanlara en az bir hafta öncesinden kortikosteroid (kortizon) türü ilaçlardan biri yapılmamış olmalıdır. Eğer petinizin devam eden bir tedavisi var ise tedavi bitimi ve bir süre sonrasına kadar aşıları ertelenebilir. Bu veteriner hekiminizin karar vereceği bir konudur. Hamilelikte aşı uygulanmamalıdır. Bu dönemdeki aşı uygulamaları petinizde ekstra stres yüklenmesine neden olacaktır. Öestrustaki (kızgınlıkta olan) hayvanlara aşı uygulanmamalı, dönemi bitinceye kadar aşıları ertelenmelidir. İster yavru, ister yetişkin olsun aşılamadan 2 gün önce ve 2 gün sonrasında yıkama yapılmamalıdır. Aşılama Öncesinde Yavrularda Özellikle Dikkat Edilmesi Gerekenler Aşılamaya başlanma zamanının belirlenmesi önemli bir noktadır. Aşılamalara yavru 6-7 haftalık olduğunda başlanmalıdır. Daha erken dönemde başlanılacak aşı uygulamaları, istenilen bağışıklık seviyesinin sağlanmasında yetersiz kalacaktır. Bunun nedeni de yavrunun anneden aldığı maternal antikorlardır. Aşılanacak hayvanlar stres oluşturacak etkenlerden uzak tutulmuş olmalıdır. Bu yüzden yavru size geldikten sonra aşılamalara başlamak için 4-5 gün beklemekte yarar vardır. Bu süreç içersinde yavru hem size hem de başlangıçta onun için yabancı olan ev ortamına alışmak için fırsat bulacaktır. Ayrıca bu 4-5 günlük dönem size yavrunun herhangi bir hastalığı olup olmadığını izleme imkanı da verecektir. Aşılama öncesi yavrulara iyi bir bakım ve beslenme uygulanmalıdır. Yavrularda ilk aşılamaya başlanmadan önce dışkı tahlili yapılarak parazit varlığı yönünden incelenmelidir. Yapılan muayene sonucu parazite rastlanırsa yavru önce parazitlerden arındırılmalı, daha sonra aşılarına başlanmalıdır. Yavruların 4-6 haftalık yaştan başlayarak aşılama serileri tamamlanıncaya kadar geçen sürede çevredeki diğer hayvanlardan izole edilmesi gerekmektedir. Ayrıca aşılamalar bitene kadar yavrular dışarı çıkartılmamalı ve dışarda gezdirilmemelidir. Eğer izolasyon mümkün değilse, köpek sahipleri yavruları, çok sayıda köpeğin bir araya geldiği parklar, dinlenme alanları gibi yerlerden uzak tutarak, yavrularının hastalığa yakalanması ihtimalini en az seviyeye indirmelidirler. Yavrular aşılama bitene kadar yıkanmamalıdır. Çünkü yavrularda bağışıklık daha henüz tam olarak gelişmediğinden yapılacak yıkama, yavrunun direncini kıracak ve hastalıklara karşı duyarlı hale getirecektir. Bu dönemde eğer gerekiyorsa temizlik işlemi için kuru şampuanlar kullanılmalıdır. Yavru aşılarının bittiği dönemden sonra yapılacak olan aşı uygulamalarından (tekrar aşılar) bir hafta öncesine ve aşıdan bir hafta sonrasına kadar petinize banyo yaptırmayın. Yeni banyo yapmış hayvanlara aşı yapmak birtakım olumsuzluklara (ateş, keyifsizlik…) yol açabilmektedir. Kedi ve Köpeğinizi yavru aşılamaları bittikten bir hafta sonra dışarıya çıkartmaya başlayabilirsiniz.
Evlerimizde beslediğimiz evcil dostlarımızı çeşitli bakterilere, viral enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı korumanın en iyi yolu koruyucu hekimlik uygulamalarıdır. Bunlar aşılama, antiparazit uygulamaları ve bakteriyel hastalıklara karşı koruma yöntemleridir. Veteriner hekimlerin bu uygulamaları başarı ile yapmaları için öncelikle siz evcil hayvan sahiplerini bu konu hakkında bilinçlendirmek, düzenli olarak aşı takiplerinin yapılması ve bu uygulamaların size net ve anlaşılır bir şekilde anlatılması gerekmektedir. Koruyucu hekimliği düzenli olarak uygulamak evcil dostlarımızın daha kaliteli bir hayat sürmesine yardımcı olacaktır. İster insan, ister hayvan olsun bir canlının yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesi için koruyucu hekimlik önemli bir faktördür. Canlının yaşamını tehlikeye sokabilecek veya kalıcı zararlar oluşturabilecek bazı hastalıkları daha ortaya çıkmadan önlemek, bu hastalıkların oluştuktan sonraki tedavisinden daha fazla önem taşır. Bir çok viral veya bakteriyel hastalığa karşı geliştirilen aşılar çok uzun zamandır koruyucu hekimlikte kullanılmaktadır. Bu nedenle aşılar, koruyucu hekimliğin en önemli silahlarından biri sayılabilir. Örnek vermek gerekirse, bir çok ülkede büyük tehdit oluşturan ve binlerce insan ve hayvanın ölümüne neden olan kuduz, bugün koruyucu hekimlik ve kuduza karşı geliştirilen aşılar sayesinde önemini yitirmiştir.
1
2