Sitemizi kullanabilmeniz için tarayıcınızda javascriptlerin çalışmasına izin vermelisiniz.
Onceki
Kapat
Bekleyiniz, resim yukleniyor...
Sonraki
Sonraki
PetVet
Pzt - Ct  09:30 - 20:00
Pazar  10:00 - 18:00
Kedilerde Beslenme Gerçek birer karnivor (etobur) olan kedilerin nasıl beslendiği çok önemli bir konudur. Kediler et ağırlıklı beslenmek zorundadırlar ve bu kendilerine has beslenme ihtiyaçları doğru bir şekilde karşılanmadığı takdirde birçok hastalıkla (idrar yolları hastalıkları, obezite, kalp hastalıkları vb...) karşılaşırlar. Bunun yanısıra bazı hastalıklarda veya bazı kronik hastalıklarda kedilerin çok özel diyetlerle beslenmeleri gerekmektedir. Kedilerde beslenme hayati önemde olduğu için mutlaka veteriner hekime danışılarak bir diyet, beslenme planlanması yapılması gerekmektedir. Kedilerde Obezite Acaba kedinizin kilosu fazla mı? Bundan emin misiniz? Tombik kediler çoğu insana komik ve sevimli gelir ve internette fenomen haline gelen birçok kedi vardır... Aslında obez olan... Peki, fazla kilo ne demektir? Ve acaba obez kedi neye benzer? Çoğu kişinin aslında bir fikri yoktur. Sizin de kediniz biraz fazla kilolu veya obez olabilir. Yapılan muayene ile veteriner hekiminiz bunu tespit edebilir. Sağlık Açısından Kilonun Önemi İdeal kiloda olan kedilerin ortalama olarak daha uzun ve sağlıklı yaşadığını biliyor muydunuz? Obezite; kedilerde diyabet, karaciğer ve kalp hastalıkları gibi birçok sağlık sorunu ile birebir ilişkilidir. Yağ hücreleri kan dolaşımına, pro-enflamatuar (yangı başlatan) mediatorler salgılarlar ve bu maddeler de kedileri birçok hastalığa karşı duyarlı hale getirir (yangısal bağırsak hastalığı ve astım gibi). Kediler yaşlandıkça artritis (eklem yangısı) yaygın şekilde bir problem olarak ortaya çıkmaya başlar ve omurga ile bacaklar obez kedilerde taşınan ekstra yükün altına itilmiş olur. Hissedilen ağrı, hayat kalitesini oldukça olumsuz yönde etkiler. Teşhis ve Tedavi Eğer kedinizin kilosu hakkında endişe duymaya başladıysanız, şimdi tam olarak harekete geçme ve onun daha sağlıklı ve mutlu bir halde yaşaması için gerekli önlemleri almanın zamanı gelmiş demektir. Kedinizin sağlıklı bir şekilde kilo vermesi için mutlaka veteriner hekim tarafından idare edilen bir programa ihtiyacı vardır. Kilo verme süresi, hızı ve verilecek kilo miktarı; çok hassas bir hesaplama ile belirlenen bir programla takip edilerek yapılmalıdır. Uygulanacak diyet programında; kedinizin ihtiyaç duyduğu beslenme şekli ve kalori miktarı bilimsel olarak hazırlanmış özel diyetlerle kontrol altına alınacaktır. Diyet Yapacağınız veteriner hekim ziyaretinde, veteriner hekiminizle; kedinizin yediği mama markası ve ne miktarda nasıl beslendiği, ayrıca mama haricinde verdiğiniz ödüller ile masadan verilen ufak kaçamak parçaları bile paylaşılmalıdır. Bu konsültasyon sırasında, kedinize uygun olan beslenme tipi belirlenecektir. Bu kadar çok ödül seçeneği varken, kedinizi bunlardan mahrum etmek çok zor gelse de unutmamalıyız ki, onları şımartmanın tek yolu bu verdiğimiz ödüller değildir. Catnip, oyun oynama veya sadece sevgi bile sevgimizi göstermek için yeterlidir. Unutmamak gerekir ki, kedilerin birçoğu sadece can sıkıntısından yemek yerler. Basitçe günlük rutinlerine katacağımız yenilikler can sıkıntısının yerini eğlenceye bırakabilir. Petshoplarda bulabileceğiniz bulmacalı yemek kapları küçük dostunuzun yemeği bulma ve yeme süresini uzatırken, yemek için ekstradan enerji harcamasını sağlar. Birden fazla kedinin birada yaşadığı evlerdeki sorunlar; hangi kedinin ne kadar yediği, birinin diğerlerinin mamasını aşırması gibidir. Ve hayvan sahibi tarafından bu durumun denetlenmesi problem olarak görülebilir. Ancak yapılacak olan düzenlemelerle (örneğin kedileri değişik bölümlerde besleme, mamayı sadece bir kedinin gireceği yerde verme gibi), bu durumun üstesinden gelinebilir. Size uygun olan çözümü veteriner hekiminizle bulacaksınızdır. Egzersiz Lütfen egzersizi unutmayalım. İnsanlarda olduğu gibi sağlıklı kilo vermenin önemli parçalarından biri de harekettir. Evde yaşayan kedilerimiz hareketsiz bir yaşamla inaktiftirler. Evde onlara ayıracağınız zamanı oyuna çevirirseniz; hem kalori yakmalarını, hem de zihinsel olarak daha iyi hissetmelerini sağlarsınız. Beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi ve düzenli aktivite ile kedinizin kolayca ve sağlıklı bir şekilde fazla kilolarından kurtulduğunu ve daha sağlıklı ve uzun yaşadığını göreceksiniz. Dr. Emel Başaran
Bir çoğumuz kedilerin çok seçici oldukları için köpeklerden daha az zehirlenme riski olduklarını düşünürüz. Ancak merakları ve çok titiz olup sürekli yalandıkları için olası bir intoksikasyon maalesef çok nadir görülen bir durum değildir. Eğer zehirli bir madde az miktarda da olsa kedi tarafından alınmaya başlarsa, kedinin yavaş yavaş hastalanmasına neden olur. “Kediler, insanlarla ve köpeklerle karşılaştırıldığında bazı karaciğer enzimlerinin olmadığı görülür, bu da karaciğer metabolizmalarını etkiler ve onları bazı ilaçlara veya kimyasal maddelere karşı daha hassas hale getirir.” Ayrıca, ufak vücut yapıları, hasta olsalar bile bunu saklama eğilimleri; bir toksik durum söz konusu olmaya başladığında durumun hayvan sahibi tarafından erkenden fark edilmesini engeller. Kediler nasıl zehirlenir? Kediler, zehirli maddeyi; direkt olarak yutarak, zehirli bir hayvanı avlayarak veya toksik madde bulaşmış tüylerini yalayarak alırlar. Bazı toksinler (özellikle patilere bulaşmışsa) direkt olarak deriden emilebilirken, bazen toksik maddeyi soluyarak da alabilir. Kediler tüylerine ve derilerine bulaşan herhangi bir maddeyi mutlaka yalayarak temzileme eğilimindedirler ki, bu da zararlı bir maddeyi direkt olarak hemen almalarına neden olur. Hangi belirtileri gördüğümde kedimin zehirlenmiş olabileceğinden şüphelenmeliyim? Şikayetler alınan zehir türüne bağlı olarak değişiklik gösterir. Ancak şu belirtilere sıkça rastlanır: Sindirim sistemine ait belirtiler: Ağızdan salya akması, iştah kaybı, kusma ve ishal Nörolojik belirtiler: Saklanma, aşırı uyarılma, koordinasyan bozukluğu, titremeler, epileptik ataklar, uyuşukluk veya koma Solunum sistemine ait belirtiler: Öksürme, hapşırma veya zor nefes alma Deri problemleri: Deride kızarıklık, yangısal lezyonlar veya şişme Karaciğer yetmezliği şekillenirse, iştah kaybı, kusma, dehidrasyon, kötü ağız kokusu ve salyada artış, sarılık ve kilo kaybı Böbrek yetmezliğinde yine iştahsızlık su içmede ve idrara çıkmada artış, kilo kaybı Bazı toksinler birden fazla organ sistemini etkilerken tüm bu belirtilerin kombinasyonu şeklinde şikayetler oluşabilir. Şunu unutmamak gerekir; zehirlenmelerin çoğu ani (akut) belirtilere yol açarken, kronik, gecikmiş intoksikasyonlar da az da olsa görülmektedir. Kronik seyreden toksikasyonları tespit ve tedavi etmek ise kolay değildir. Kedimin zehirlendiğini düşünüyorum. Ne yapmalıyım? Eğer kedinizin zehirlendiğinden şüpheleniyorsanız hemen veteriner hekiminizi aramalı ve en kısa sürede yardım almaya çalışmalısınız. Eğer kediniz sinirli veya agresif ise hemen bir havluyla tutup çantasına koyunuz kendine ve size zarar vermesini engellemeye çalışınız. Havlu ile kedinizi sarmalamak, tüylerinde kalan olası kontamine maddenin kediniz tarafından alınmasını engellemiş olur. Kedinizi kusturmaya çalışmayınız. Evinizde bulunan hiçbir ürün kedinizi kusturmaya yaramaz. Sadece veteriner hekimler uygun enjektabl ilaçlarla kusmayı sağlayabilirler. Klinik veya hastaneye ulaşmadan yolda onları aramanız ve durumdan haberdar edip kliniğin hazırlıklı olmasını sağlamak zaman kazanmak adına yararlıdır. Kedimin tüylerinde “kimyasal” bulaşma var. Ne yapmalıyım? Eğer kontaminasyon hafif ve sadece tüylerle sınırlı ise evde ilkyardımı deneyebilirsiniz. Burada ilkyardımın amacı deriden emilim olmasını engellemek ve kedinin de zararlı maddeyi daha fazla yalamasının önüne geçmektir. Kedinin tüylerindeki bulaşma yıkama ile uzaklaştırılabilir. Ancak, yıkamadan önce bulaşmış maddeyi deriden uzaklaştırmaya çalışmak, daha önemlidir. Çünkü bazı kimyasalların emilimi yıkamakla artmaktadır. Böyle bir durumda eğer kedinizin üzerinde bulunan bir tasma varsa, bulaşık olabileceği için çıkartılmalıdır. Ancak şunu unutmamalıyız; eğer kedimizi zarar vermeden yıkayabileceksek bunu denemeli, aksi halde veteriner kliniğinde doğru zapt-ı rapt altında bu işlemin gerçekleşmesini beklemeliyiz. Kontaminasyonu tüylerden arındırmanın diğer bir yolu da tüyleri bir an önce kesmektir. (Traş makinası, makas-deriye zarar vermeden) ve likit bir sabunla yıkamaktır. Ancak yıkamaya geçmeden önce mümkün olduğunca kontaminasyonu uzaklaştırmaya çalışmak gerekmektedir. Bu gibi şüpheli durumlarda kedinizin 24 saat gözetim altında tutulması ve izlenmesi gerekmektedir. Eğer normalin dışında bir bulgu gözlemlenirse hemen bir hekime başvurulması önemlidir. Eğer kedim bir kimyasalı yalar veya yutarsa ne yapmalıyım? Eğer kedinizin bir toksik madde yuttuğunu düşünüyorsanız, hemen veteriner hekiminizi arayıp yuttuğu maddenin zehirli olup olmadığı öğrenmeye çalışınız. Eğer şüphe varsa hemen veteriner hekiminize başvurunuz. Yuttuğu madde ayrıca tüylerine ve derisine bulaşmış olabilir. Evde herhangi bir madde ile hayvanı kusturmaya veya temizliğe, veteriner hekiminize danışmadan başlamayınız. Hangi maddeler kediniz için toksik olabilir? Bu derlemede; kedilerin zehirlenme vakalarında en sık karşılaşılan etkenler üzerinde durulmuştur. Veteriner ve İnsan İaçları Zehirli Bitkiler İnsektisidler Ev Temizlik Ürünleri 1. Veteriner ve İnsan İlaçları: Kediler insan ve köpeklere göre bazı ilaçları metabolize edemezler. Özellikle de non-steroidal ağrı kesiciler (NSAIDS) kedilerde öldürücü olabilmektedir. Kedi tarafından alınması uygun olmayan formülasyonların kazara yutulması, bir tablet bile olsa, ciddi böbrek yetmezliklerine ve mide ülserlerine neden olabilirken, örneğin Acetiminofen (Tylenol) kırmızı kan hücrelerini parçaladığı için tedavi edilmezse anemi, nefes almada güçlük, yüzde şişme, karaciğer yetmezliği ve ölüm şekillenebilir. Kedilerin ayrıca bazı insan ilaçlarını kokuları ve tatları nedeni ile çekici buldukları (antidepresanlar) ve bu tarz hapları da yutarak zehirlendikleri de sıklıkla rapor edilmektedir. Böyle bir durum olasılığı varsa hemen bir veteriner hekime başvurmanız gerekmektedir. Amerika Birleşik Devletlerinde 2010 yılında Ulusal Pet Poison Center; zehirlenme vakalarının %40'ının insan ve veteriner ilaçlarının uygun olmayan şekillerde kediler tarafından alınması ile oluştuğunu rapor etmişlerdir. 2. Zehirli Bitkiler: Zehirli bitkilerle olan toksikasyonlar ikinci sırada gelmekte olup tüm vakaların %14'ünü oluşturduğu tespit edilmiştir. Gerçek Liliumlar (Lilium ve Hemerocolis spp.) en tehlikeli türlerden olup, kazara kediler tarafından yenilmeleri sonucunda ölümcül sonuçlara yol açabilmektedir. Liliumlar sık olarak çiçekçilerin kullandığı arajmanlarda kokuları ve uzun süre dayanmaları ile yer alırlar. Bu çiçeğin yapraklarının hatta polenlerinin çok az bir miktarda bile alınması halinde, ani gelişen böbrek yetmezlikleri oluşmaktadır. Böyle bir durumda hemen veteriner hekime başvurulmalıdır. Adları lilium olarak geçen ama gerçekte lilium olmayan bitki türlerinden Peace, Peruvian ve Cala Liliyler böbrek yetmezliğine neden olmaz, ancak yüksek oranda oxalat kristalleri içerdiği için sindirim sisteminde çizik ve yaralanmalara (ağız, yutak ve mide borusu) ve kanamalara yol açar. 3. İnsektisidler: Zehirlenme raporlarına göre olguların %9'u, kedilerin köpekler için olan insektisidlerle (pire ve kene ilaçları) uygun olmayan şekilde tedavi edilmeleri ile oluştuğunu göstermiştir. Ayrıca, bahçe ve evde böcek ilaçlaması için olan insektisidlerle (toz, sprey, granül) olan zehirlenmeler de sık görülmektedir. Çok ağır zehirlenmeler olmasalar da, kedilerin bu ilaçlama yapılan yerlerde gezmeleri ile gelişen zehirlenme vakaları vardır. Özellikle dikkat edilmesi gereken konu; köpekler için uygun olan konsantrasyonu yoğun pire, kene damlalarının kedilerde toksik olduğunun bilinmemesidir. Köpeğe özel bu damlaların içeriğindeki örneğin pyrethin ve pyrethoridler kediler için çok toksiktir. Bu ilaçlarla zehirlenmeler, hayvan sahiplerinin ya bunları direkt olarak kedilerine uygulamaları, ya da kedilerin bu ilaçları bir şekilde köpeğe kullanılırken yalaması ile oluşur. Zehirlenme belirtileri aşırı salivasyon, titreme ve epilepsi nöbetleri ile karekterizedir. Herhangi bir insektisid kullanırken her zaman etiket çok dikkatli bir şekilde okunmalı, veteriner hekime danışmadan lisansız ve kaçak yollardan satılan ilaçlar kullanılmalıdır. Veteriner hekiminiz, kedinize uygun toksik olmayan ilaçları sizlere önerecektir. 4. Ev Temizlik Ürünleri: Zehirlenme vakalarının % 6'sının evde kullanılan temizlik maddelerinden meydana geldiği, yine 2010 verilerinde rapor edilmiştir. Birçok kedi sahibi mutfak, banyo, halı ve tuvalet temizleyicilerinin kediler için toksik olduğunu bilmez. Bu maddelerle olan zehirlenmelerde kedilerde aşırı salya, bulantı, kusma, zor nefes alma ve organ hasarları şekillebilmektedir. Evinizi temizledikten sonra deterjanların ve kalıntılarının ortamdan uzaklaştırıldığından, silindiğinden mutlaka emin olunuz. Kedinizin ulaşamayacağı yerlerde bu ürünlerinizi depolayınız. Dr. Emel Başaran
Kediler doğaları gereği meraklıdırlar. Yeni tatları, kokuları ve alanları inceleyip araştırmaya bayılırlar. Fakat bu kadar meraklı olmaları başlarının derde girmesine neden olmaktadır. Başka bir deyişle; "merak kediyi öldürür." Kediler iplik, yün, kağıt, plastik band, ufak oyuncaklar ve bitkisel materyallere düşkünlükleri ile ünlüdürler. Bu yabancı maddelerin çoğu herhangi bir şekilde problem oluşturmadan bağırsak kanalına kadar ulaşabilmektedir. Ayrıca bir çok kedi sahibi bu tarz maddeleri kedilerinin dışkılarında veya kusmuklarında sıklıkla gördüklerini ifade etmektedirler. Ancak, veteriner hekimlikte sık olarak karşılaşılan ve hayati tehlike arz eden acil durumlardan biri de sindirim sisteminde yabancı cisimlerden oluşan tıkanmalardır. Herhangi bir sebepten dolayı oluşan tıkanmalarda tedavinin ana prensibi tıkayan objeyi cerrahi yöntemlerle çıkartmaktır. Kediler için ölüme sebebiyet verebilecek diğer bir durum da, "iplik" yutmalarıdır. Kediler ipliği yutmaya çalıştıkça iplik iğneli veya iğnesiz olarak ya dil kökünde dipte bir yere dolanır kalır ya da iğne mide veya bağırsakda bir yere saplanır ve bağırsak hareketlerinin aksi yönünde çekiştirme yaratarak bağırsakların büzüşmesine, içiçe girmesine neden olur. Kedimin yabancı bir cisim yuttuğunu nasıl anlarım? Yabancı cisim yutmuş kedilerin bir çoğu şu belirtileri gösterir: Kusma Ishal Karında hassasiyet veya ağrı İştah da azalma veya tam iştahsızlık Dışkılama pozisyonuna geçme ancak az miktarda dışkılama Halsizlik Davranışlarda değişiklik ısırma, hırlama özellikle kucağa alınmak istendiğinde Suratını veya ağzını ağrı hissi ile patisi ile sürekli kaşımaya veya ovmaya çalışma (dil kökünü saran iplik veya iğne varsa) Yabancı cisim nasıl teşhis edilir? Şikayet ile ilgili öykü dinlenip iyi bir fiziki bir muayene yaptıktan sonra eğer yabancı cisim şüphesi oluşursa röntgen çekilir. Röntgen değişik pozlarda çekilirken, bazı durumlarda veteriner hekim kontrast madde içirilmesi (baryum sülfat gibi) gerektiğine karar verebilir. Ayrıca kan ve idrar tahlilleri ile tıkanıklık yaratan yabancı cismin hayvanın sağlık durumu üzerinde ki olumsuz etkileri veya diğer kusma ishal oluşturan sebepleri örn, pankreatit, enterit, enfeksiyon veya hormonal hastalıklar (örn Addison hast) ayırt edilmeye veya tespit edilmeye çalışılır. Yabancı cisim nasıl tedavi edilir? Eğer yabancı cisim tıkanması teşhis edilir veya şüphelenilirse cerrahi yöntemle cismin uzaklaştırılması gerekmektedir. Zaman kaybetmemek oldukça önemlidir. Çünkü tıkanma yaratan obje bu organlardaki dolaşımı, kan akımını bloke eder. Eğer bu süre uzarsa (saatler önemlidir) dokularda nekroz veya ölüm başlar ve geri dönüşümsüz olan bu hasarlar şok tablosunu yaratır. Ancak bazı durumlarda yabancı cisim kendiliğinden bağırsaklardan geçebilir. Eğer böyle bir durum söz konusu olursa veteriner hekim kediyi yakın gözetimde tutarak hospitalize edebilir ve gerekli durumlarda yabancı cismin içerideki hareketini izlemek için görüntüleme tekniklerini kullanmaya devam edebilir. Ayrıca gerekli olabilecek destek tedaviler de organ sistemlerinin etkilendiği bu koşullarda yapılacaktır. Hastalığın prognozu (gidişatı) nedir? Prognoz şu koşullara bağlı olarak değişmektedir: Yabancı cismin bulunduğu yere Tıkanmanın süresine Tıkanma yapan cismin boyutu, şekli ve yapısına Tıkanma olmadan önce hayvanın genel sağlık durumuna Veteriner hekiminiz, durumun önemini ve gidişatını tedavi protokollerini iyi bir muayene ve teşhis yöntemleri ile tespit edip sizlerle paylaşacaktır. Veteriner hekim Dr. Emel Başaran
Kediler anatomik özelliklerinden dolayı insan ve köpeklerden çok farklıdırlar. Uzun süreli açlık, iştahsızlık veya strese maruz kalmaları durumunda telafisi çok zor sağlık problemleri ile karşı karşıya kalırlar. Bir kedi sahiplenmek önemli bir karardır ve hafife alınmamalıdır. Kediler, kendi kendilerine yetebilmeleri ile ünlü olsalar da bu onların "hiç bir şeye ihtiyaçları yoktur" demek değildir. Ani bir kararla petshop'un camından size bakan sevimli yavruyu sahiplenmeden önce (petshoptan almak aslında çok hatalıdır) ödevinizi iyi çalışıp kendinize zaman tanımalısınız. Eğer sorumluluklarınızın farkında olur ve kabul ederseniz sağlıklı ve mutlu bir kediyle, uzun süreli ve daha önce hiç hayal etmediğiniz bir dostluğa adım atmış olacaksınız. Düşünmeden sahiplenmek Eğer hiç düşünmeden, spontane olarak bir tişört veya bir çanta aldıysanız, sonunda mutlaka renginin yanlış olduğunu veya size uygun olmadığını düşünerek iade edersiniz. Bunun kimseye bir zararı olmaz. İade edilen çanta, reddedilmenin acısına varamaz. Ancak duyguları olan bir canlıyı (örn. bir kediyi ) sahiplenmek, onu geri vermek için olmamalıdır. Aşağıda verilen örneklerdeki soruları ve zorunlulukları lütfen bir kez daha düşünün. Bütçenizde kedinizin bakım ve sağlık giderleri için yer olmalıdır Eğer yavru kedi besleyecekseniz evdeki çocukların beş yaşından büyük olması veya kedinin yavru olmaması uygun olacaktır. Evdeki halı veya koltuklar kedinizden daha kıymetli olmamalıdır. Evdeki büyüklerden birinin düzenli olarak kedinin tuvaletinin temizliğini yapması, tırnaklarını kesmesi ve tüylerini taraması gerekmektedir, Kedinize ailenizde kesinlikle bir birey olarak yer ayrılması gerekmekte olup, düzenli sevgi ve oyun saatleri ihmal edilmemelidir. Bakım maliyetlerini hesaba katmamak Bir kedinin sorumluluğunu almak belli mali yükümlülükleri beraberinde getirir. Eğer bu maliyetleri kaldıramayacaksanız veya bu şekilde bütçe ayırmak fikri sizin için uygun değilse belki de en iyisi vazgeçmenizdir. Bir kediyi evlat edinmek aslında bir çocuğu evlat edinmekle kıyaslanabilir. Bazen üzerinde “eve ücretsiz götürebilirsiniz/bedava kedi yavruları” gibi ifadelerle verilmek istenen veya sokakta beni sahiplen diye bacağınıza sürtünen bir kediye karşı koyamayabilirsiniz. Ancak sokakta sadece bir kedinin temel ihtiyaçlarını karşılamakla, tamamen sorumluluğu üzerinize almak çok farklı şeylerdir. Yanlış ekonomi: Ucuz kedi mamaları ile beslemek Ekonomik görünen ucuz kedi mamaları sonunda size 10 kat daha fazla tedavi masrafı çıkartacaktır. Kediler gerçek etoburlardır ve kaliteli proteine ihtiyaç duyarlar. Fazladan eklenen tahıla, mısıra (ucuz bir protein kaynağıdır) ihtiyaçları yoktur. Ancak ucuz mamaların büyük bir kısmı bu tarz, et olmayan protein kaynaklarını kullanırlar. Ayrıca kullanılan koruyucu maddelerin de kanserojen etkileri vardır. İyi kalitede beslenen kediler daha az yiyerek doyarlar. Dışkı miktarları daha az olur. Dengeli beslendikleri için sindirim ve boşaltım sistemi ile ilgili sorun yaşamazlar. Kediniz için hangi mamanın en iyisi olduğunu veteriner hekiminizden öğrenmelisiniz. Kedinin dışarıda gezinmesine izin vermek Bir çok insan, kedilerin özgür olması gerektiğini düşünür ve temiz hava, bol oksijen ve güneşten mahrum olmalarının haksızlık olduğuna inanır. Diğer bir grup insan da, kedilerin evde güvenli bir ortamda daha sağlıklı ve uzun bir yaşama şansları olduğunu düşünür. Her iki görüşün de haklı olduğu taraflar olsa da, dışarıya gidip gelen bir kediyi bekleyen potanisyel tehditleri sıramak gerekirse; trafik kazaları, başka kedilerle temas sonucu oluşan bulaşıcı hastalıklar (FIV; FeLV, FIP, ÜSY), paraziter hastalıklar (pire, kene, mantar), başka bir hayvan veya bir sadist tarafından öldürülme veya sakat bırakılma, zehirlenmeler ilk akla gelen tehditlerdir. Ev kedileri ise daha az hareketli ve tembeldirler ve hak ettikleri temiz hava ve oyun alanlarından mahrumdurlar. Ancak yaşadığımız şehir hayatı gözönüne alındığında, kedilerin evde beslenmesinin en güvenli ve sağlıklı seçim olduğu bir gerçektir. Kısırlaştırma ve kastrasyonun ihmal edilmesi Eğer bir erkek kedi; erginliğe ulaştığı yaşlarda kastre edilmezse, evde sıçratabildiği her yüzeye istisnasız idrar bırakacak, evden kaçıp diğer erkek kedilerle kavga edecektir. Dişi kediler ise kızgınlık (östrus) zamanında şiddetle miyavlayarak size uykuyu haram edecek, ayrıca değerlendireceği herhangi bir boşluğu sürpriz yavrular ile dolduracaktır. Kısırlaştırılamayan kedi ve köpekler daha agresif olurken, ileriki yaşlarda hormonal dengesizlikler sonucu bir çok hastalığa yakalanırlar. Düzenli veteriner hekim kontrolünün ihmal edilmesi Kedilerin düzenli olarak bir veteriner hekim tarafından muayene edilmesi, gerekli durumlarda tahlillerinin yapılması, ihtiyacı olan aşılarının yaptırılması gerekmektedir. Hastalandıklarında ise mutlaka hekime müracaat edilmeli olayın kendi kendine veya kulaktan dolma tavsiye edilen bir takım ilaçlarla evde düzeleceği düşünülmemelidir. Kediler anatomik özelliklerinden dolayı insan ve köpeklerden çok farklıdırlar. Uzun süreli açlık, iştahsızlık veya strese maruz kalmaları durumunda telafisi çok zor sağlık problemleri ile karşı karşıya kalırlar. Tuvalet kabının temizlemesini ihmal etmek Kediler tuvalet kaplarının yeri, boyutu ve içeriği hakkında çok takıntılıdırlar. Eğer tuvalet kapları sürekli temiz değilse, içerideki koku idrardan veya kullanılan temizlik maddelerinden dolayı onlar için berbatsa, tuvalete girdiklerinde ayakları ıslanıyor ve fazlalıklar yapışıyorsa; tuvaletlerini evin başka köşelerine yapmaya başlarlar. Bu durumda, veteriner hekim tarafından kedinizin muayene edilmesi gerekir çünkü uygun olmayan yerlere tuvaletini yapmak; ya davranış problemlerinden ya da medikal aciliyet gerektiren bir sebepten kaynaklanmaktadır. Kedinizin sizi cezalandırmak gibi bir niyeti kesinlikle yoktur. Yapılan tahliller ve muayene ile etrafa idrar/dışkı yapmanın nedeni anlaşılır ve sorun çözülmüş olur. Kedinin efendisi olunabileceğinin düşünülmesi Bir kedi sahibi olduktan ve “kedi severler” rütbesine eriştikten sonra göreceksiniz ki, kediniz sizin için bir pet değil, ailenizin bir ferdi olmuş. Ancak yasal durumlarda bizim şahsi mülkümüz olarak kabul edilirlerse de gerçekte durum çok farklıdır. Sözün bittiği yer işte burasıdır. Bir insana hükmedebilirsiniz ama bir kediye asla. Bu gerçeği unuttuğunuz zaman ise kediniz size bunu kesin bir emirle hatırlatacaktır. Dolayısı ile şu gerçeği kabul etmekte fayda vardır ki, bizler aslında, kedilerimiz tarafından “sahiplenilmekteyiz“. Kedinin kedi olduğunu gerçeğinin kabul edilmemesi Şunu kabul etmeliyiz ki kediler çocuk veya köpek değildirler. Çok farklı ve benzersiz bir tasarımla yaratılmış olmaları onları bu kadar çekici kılmaktadır. Ancak bazı davranışları, eğer neden öyle davrandıklarını anlayamazsak, bizlerde hüsrana neden olabilir. Kediler içgüdüsel olarak yüksek yerleri tercih ederler, tırnaklarını törpülemek isterler, meraklıdırlar, zorla kendilerine birşeyin yaptırtılmasından rahatsız olurlar, yüksek seslerden ve ani hareketlerden korkup tepki verebilirler ve bunları sadece kedi oldukları için yaparlar. Amaçları bizi kızdırmak veya cezalandırmak değildir. Sevgi ve kediyle kalın Dr. Emel Başaran
Yavru Kedi Bakımı: Yavru kedi sahiplendiğiniz bu dönemi PetVet veteriner kliniği olarak vereceğimiz hizmetle siz ve kediniz için sağlıklı bir periyod olarak görmenizi hedeflemekteyiz. Yavru kedi programı neleri kapsar? Kedinizin alındığı andan itibaren yapılan tam bir fiziki muayene ve her şey yolunda ise 3- 4 hafta aralıklarla yapılacak olan visitlere gelişim sürecini yakından takip etmek. FeLV ve FIV kan testi Birden fazla yöntemle yapılan gaita(dışkı) muayenesi İç parazitlere yönelik olarak 2 defa oral yolla paraziter ilaç uygulaması 8 haftalık iken başlanan ve 3-4 hafta aralıklarla yapılan karma aşılar (2 doz) 12 ve 16 haftalık yaşlarda yapılan 2 doz Feline leukemi virus aşısı Tek doz kuduz aşısı Aşılamalar: Yavru kedinizin sağlıklı bir şekilde viral hastalıklara karşı bağışıklığının sağlanabilmesi için; 8 haftalıktan itibaren 3-4 hafta aralıklarla 2 veya 3 doz karma aşı ( Calici, rhinotracheitis ve panleukopeni ) 2 doz leukemi aşısı yapılması gerekmektedir. Kuduz aşısının yapılması ise kanuni zorunluluktur. FeLv-FIV kan testi: 6 aylıktan büyük kedilerde yapılan bu test ile öldürücü olan ve kolaylıkla bulaşabilen her iki virüsu kedinizin taşıyıp taşımadığı kontrol edilmektedir. Dışkı Muayenesi: 4 saatten fazla bekletilmemiş taze dışkının çeşitli yöntemlerle yapılan muayenesi ile bağırsak helmintleri ve protozoalar yönünden incelemesi yapılır. İç Parazit İlaçlaması: Kedinizin kilosuna göre uygulanan geniş spektrumlu güvenli ilaçlarla sestodlar, askaritler, kamçılı ve kancalı kurtlara karşı etkin müdahalede bulunulmaktadır. Pire ve Keneye Karşı Korunma: Kedileriniz sadece evde de yaşasa pire kene ilaçlamasının rutin olarak yıl boyunca uygulanmasını kesinlikle tavsiye ediyoruz. Kısırlaştırma: Kedilerinizin 4-6 aylık dönemde kısırlaştırılması önerilmektedir.
Neden tansiyonlarını ölçmeliyiz? Hipertansiyon, geriatrik kedilerde (10 yaş ve üstü) birçok organ sistemi üzerinde (gözler, böbrek, kalp ve sinir sistemi) hasarlar meydana getirebilen bir problemler yumağı olarak kabul edilmektedir. Hipertansif kediler, göz bebeklerindeki değişimler (dilate pupil, hypema, körlük), nörolojik anormaliteler (kafa sallama, ataxia, disoriantasyon, nöbet),iştahsızlık veya düşkünlük gibi çok farklı belirtilerle veteriner hekime getirilebilirler. Kedilerde hipertansiyonun sebebi tam olarak çözülememiş olup sistemik bir hastalık olmaksızın sadece ilerlemiş yaşın hipertansiyona bir risk teşkil edip etmediği ise henüz anlaşılamamıştır. Ancak birçok olguda hipertansiyon alta yatan başka bir sebebe bağlı olarak olarak şekillenmektedir. Örneğin kedilerin en az % 20 sinde kronik böbrek yetmezliği ana sebeptir ve hipertansiyon tanısı konmuş bu kedilerin büyük bir kısmı orta derecede azotemiktir. Hipertriodizm hipertansiyon ile çok ilişkili değildir. Fakat kronik böbrek yetmezliği, hipertiroidli geriatrik kedilerin birçoğunda görüldüğünden yine yüksek tansiyon karşımıza böbreklerden dolayı sekonder olarak çıkabilir. Kedilerde yüksek tansiyona daha az sıklıkla sebep olan diğer faktörler ise; hyperaldosteronism, diabetes mellitus, eritropoietin tedavisi ve kronik anemi sayılabilir. Sistemik olarak kan basıncının ölçülmesi bütün geriatrik kedilerde rutin taramalarda ve özellikle böbrek yetmezliği, hipertroidi ve kalp hastalığı olan hastalarda atlanmaması gereken bir prosedürdür. Veteriner hekimlikte bir çok değişik teknikle indirek olarak kan basıncı ölçülmektedir. Kedilerde kan basıncını doğru bir şekilde ölçmek sabır gerektiren bir konudur. Kan basıncı sessiz ve sakin bir ortamda hastaya herhangi diğer bir işlem veya muayene yapılmadan ölçülmelidir. Hasta sahibi nezaretinde hayvanın rahatlaması ve heyecanının azaltmasını sağlamak için 10-15 dak. beklenmeli ve en az 5-7 ölçüm yapılmalı, çok farklı sonuçlar değerlendirmeye alınmadan ortalama değer hesaplanmalıdır. Unutulmaması gereken sinirli, korkak ve çok heyecanlı kedilerden elde edilen sonuçların hastanın gerçek kan basıncını göstermeyebileceğidir. Devamlı olarak sistolik basınçtaki 170 mm Hg nin üzerindeki sonuçlar tedavinin başlamasını gerektirir. İdeal olarak kan basıncının 170 mmm Hg den yüksek olduğu birden fazla yapılan ölçümlerle belgenmelidir. (örn, 1 hafta arayla yapılan iki ayrı ölçüm gibi) Buna rağmen tek bir ölçümde kan basıncı değeri 175 mm Hg nin üstünde bulunan ve aynı zamanda santral sistemi veya oküler şikayeti olan hastalarda tedavi geçiktirilmeden başlanmalıdır. Yüksek kan basıncının tedavisinde; diüeretikler, angiotensin-coverting enzyme inhibitörleri (ACE-1), beta-blokerler ve kalsiyum kanal blokerleri kullanılabilir.
Petinize yapılan aşılamalardan sonra bazı hafif yan etkilerin aşılamadan hemen sonraki saatlerde ortaya çıkabilme olasılığı hiç de az değildir. Ancak bu yan etkiler iki günden fazla sürerse veya hayvanınız belirgin bir şekilde rahatsızlık gösteriyorsa mutlaka veteriner hekiminize başvurmanız gerekmektedir. Aşı bölgesinde yer alan şişlik ve ağrı Hafif ateş İştah veya aktivitede azalma Hapşırma, orta derecede öksürük veya diğer solunum yollarına ilişkin belirtiler (burun içi yapılan aşılardan sonra görülebilir) Daha ciddi olabilen ve daha az rastlanan diğer yan etkiler ise örneğin alerjik reaksiyonlar aşılamadan dakika-lar veya saatler sonra şekillenebilir Bu reaksiyonlar hayati risk oluşturabilir ve medikal aciliyet gösterebilir. Eğer aşağıdaki belirtiler şekillenirse mutlaka medikal müdahale gerekmektedir. Devam eden kusma ve ishal Kaşıntılı ve kabarmış bir deri Yüzde, gözlerde boyunda şişme Ciddi öksürük krizleri ve solumada güçlük Kollaps Aşılamadan sonra aşı yapılan bölgede deri altında sert yuvarlak bir şişlik olması normaldir. Bu şişlik bir iki hafta içinde kendiliğinden kaybolacaktır. Ancak üç haftadan fazla sürede kalan ve gittikçe büyüyen şişliklerde veteriner hekiminize danışmanız gerekmektedir. Eğer petiniz daha önce bir aşıya benzer alerjik bir reaksiyon göstermişse mutlaka bunu aşı öncesi belirtiniz ve eğer bir şüphe varsa aşılamadan 30 –dakika kadar sonra evinize gidiniz.
Toksoplazma (Toxoplasmosis) nasıl bir hastalıktır? Toksoplazma ancak mikroskop ile görülebilen bir parazit olan Toxoplasma gondii tarafından oluşturulan bir enfeksiyondur. A.B.D.'de 60 milyon insanın toxoplasma taşıyıcısı olduğu bilinmektedir. Toksoplazma, anne karnında enfeksiyon geçiren (gebelik sırasında ilk defa enfeksiyon geçiren anne) bebekler için ve bağışıklık sistemi çökmüş bireyler için oldukça tehlikelidir. Toksoplazma'nın yayılmasında kedilerin oynadığı rol nedir? Kediler toxoplasma ile enfekte olmuş fare, kuş veya diğer avlayabildikleri ufak hayvanları yiyerek veya diğer enfekte bir kedinin dışkısı ile temas ederek toxoplasma enfeksiyonunu kaparlar. Enfeksiyonun alınmasından sonra iki haftaya kadar dışkı ile parazit dış ortama dışkı ile bırakılmaya başlanır. Dış ortama çıkan parazit yumurtasının insanlar için tehlike oluşturması için 1-5 günlük bir süre gereklidir. Enfeksiyon yeteneği kazanmış olan parazit ise aylarca canlı kalarak toprak, su, çimen, kum havuzları sebze ve meyvelere bulaşmış olarak bekleyebilir. Toksoplazma ile enfeksiyon nasıl oluşur? İnsanlar birçok yolla toxoplasmosisle enfekte olurlar: Enfekte kedi dışkısı ile bulaşık olan su ve gıdaların alınması ile enfeksiyon kapılır. Gıda olarak iyi pişmemiş veya çiğ et yiyerek enfeksiyon alınabilir. Gebelik sırasında anne eğer enfekte olursa bebek de direkt olarak enfeksiyona yakalanır. Toksoplazma'da hastalık nasıl belirti gösterir? Sağlıklı bir bağışıklık sistemi olan insanlarda: Sağlıklı bireylerin çoğu hastalığı kaptığını anlamaz ve herhangi bir şikayeti olmaz. Yine de hastalık oluşursa genellikle orta derecede seyreder. İnsanlarda "grip" benzeri şikayetler oluşur. Örneğin; Lenf yumruları şişer, kas ağrısı olabilir. Belirtiler uzun süre devam edebilir nadiren gözler de enfeksiyondan etkilenebilir. Bağışıklık sistemi çalışmayan/bozuk insanlarda: Bağışıklık sistemi zayıf olan insanlarda ise enfeksiyon ciddi belirtilere yol açar. HIV (AİDS) taşıyıcısı olan bireylerde veya kemoterapi gören hastalarda en sık görülen belirti baş ağrısı, kafa karışıklığı ve ateşdir. Ayrıca epilepsi, koordinasyon bozukluğu, bazen mide bulantısı - kusma da tabloya eşlik edebilir. Anne karnında enfekte olan bebekler: Anne karnında enfekte olan bu şekilde doğan bebeklerin bir çoğunda herhangi bir belirti görülmezken, bazen ilerleyen yıllarda görüş kaybı, mental gerilik ve epilepsi şekillenebilir. Kendimizi Toksoplazma'ya karşı nasıl korumalıyız? Kendimizi ve başkalarını korumak için alınması gereken önlemler: Kedimizin tuvaletini her gün değiştirmek. Toxoplasmanın enfeksiyon yeteneğinin oluşabilmesi için etkenin dışkı içerisinde uzun süre kalması gerekmektedir. Dış ortamda uygun ısı ve nem olmadan, insanları hasta edebilecek seviyeye erişemez. Eğer hamile iseniz veya bağışıklık sisteminiz iyi çalışmıyorsa başka bir insandan tuvalet temizliği için yardım isteyiniz. Eğer bu mümkün değilse tuvalet kabı değiştirirken eldiven giyiniz ve işlem sonrası ellerinizi sabunla yıkayınız. Dış ortamlardaki kum havuzlarının (çocuklar için oyun havuzu) üstünün kedilerin kaka yapmasını engellemek için kullanılmadıkları zamanlarda kapalı olmasını sağlayınız. Yavru sokak kedilerini eve aldığınız zaman mutlaka veteriner hekim kontrolüne özen gösteriniz. Yavru kedilerin toxoplasma ile enfekte olma ihtimalleri yüksektir. İyi pişmemiş çiğ et yemeyiniz. Çiğ etle temas etmiş tüm mutfak aletlerini iyice yıkayınız. Eğer zayıf bir bağışıklık sisteminiz varsa doktorunuzdan size toxoplasma testi yapmasını isteyebilirsiniz. Kedimin Toksoplazma kapmasını nasıl engelleyebilirim? Kedinizin toksoplazma kapmasını engellemek sizin de enfeksiyondan korunmanıza yardım eder. Kediniz kuru veya konserve kedi mamaları ile besleyiniz. Kedinizin asla çiğ et yemesine izin vermeyiniz. Kedinizi evde besleyiniz. Dışarıya girip çıkmasına izin vermeyiniz. Kedimden sırf bu yüzden kurtulmayı düşünmeli miyim? Hayır. Kedinizden vazgeçmek için hiçbir sebep yoktur. Kedi sahibi olmak sizin toxoplasma ile enfekte olacağınız anlamına gelmez. Hastalığı kediniz taşısa bile onun tüylerine dokunarak enfeksiyonu almazsınız. Tüylerde bu parazit barınamaz. Ayrıca kedinizi dış ortama salmayarak (avlanma ve çiğ et yeme ihtimali) ve çiğ beslemeyerek de zaten enfekisyonu kapma ihtimalini de ortadan kaldırmış oluyorsunuz. Ancak hamile kalmayı planlıyorsanız, hamileliğiniz veya düşük bağışıklık sisteminiz varsa kendinizi korumak için bahsedilen önlemleri almalısınız. Toksoplazma tedavi edilebilir mi? Evet. Toksoplazma tedavi edilebilmektedir. Sağlıklı bir insanda normal şartlarda herhangi bir belirti ve tedavi gerekmezken (göz bulaşması hariç) hamileliği sırasında toxoplasma kapan bir anne adayı ve bebek yakından takip edilip tedavi edilmelidir. Bu konu hakkında daha fazla ayrıntı ve bilgiyi lütfen uzman kişiler aracılığı ile alınız. Veteriner hekim Dr. Emel Başaran
1
2