Sitemizi kullanabilmeniz için tarayıcınızda javascriptlerin çalışmasına izin vermelisiniz.
Onceki
Kapat
Bekleyiniz, resim yukleniyor...
Sonraki
Sonraki
PetVet
Pzt - Ct  09:30 - 20:00
Pazar  10:00 - 18:00

Kronik böbrek hastalığı (KBH / CKD-Cronic Kidney Disease); zaman içinde böbrek fonksiyonlarının kalıcı bir şekilde kaybolması ile oluşur.

Sağlıklı böbrekler, özellikle kanı filtrelemek ve zararlı maddeleri idrar ile atmak gibi birçok önemli işlevi yerine getirir, bu nedenle böbrek fonksiyonu ile ilgili problemler bir kedi için çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilir.


Klinik Bulgular

KBH'li kedilerde, normalde böbrekler tarafından süzülen kan dolaşımındaki atık ürünlerin ve diğer bileşiklerin vücutta birikmesi söz konusudur.

Bu biriken toksik ürünler kedilerin hasta hissetmesine neden olur; bunun sonucunda halsizlik, iştahsızlık ile zamanla kilo kayıpları ile karşılaşılır.

Ayrıca idrarlarını uygun şekilde konsantre etme yeteneğini kaybedebilirler ve sonuç olarak daha fazla miktarda idrar yaparlar ve telafi etmek için daha fazla su içebilirler.

İdrarlarıyla atılan protein ve vitaminlerin kaybı; metabolizmanın bozulmasına ve kaslarınının erimesine, kedinin zayıf ve cildinin kuru, tüylerinin mat ve sağlıksız görünmesine neden olur.

Ayrıca; gözler, beyin ve kalp dahil olmak üzere bir dizi önemli sistemin işlevini etkileyebilecek yüksek kan basıncı (hipertansiyon) şekillenebilir. Yüksek kan basıncı da halsizlik ve uyuşukluk gibi belirtilere yol açar.

KBH'li kedilerde uyuşukluğun bir başka nedeni, kanlarında asit birikmesidir. KBH'li kedilerin böbrekleri, bu bileşikleri uygun şekilde atamayabilir, bu da etkilenen kedilerin, vücuttaki çeşitli organ sistemlerinin işlevini önemli ölçüde etkileyebilecek bir durum olan kan asidifikasyonuna veya asidoza eğilimli hale getirebilir (asit seviyesinin artması).

Böbrekler ayrıca kırmızı kan hücrelerinin üretimini sağlayan eritropoetin hormonunun üretilmesinden sorumludur. Bozulan böbrek yapısı yüzünden bu hormon üretiminin aksaması sonucunda KBH kedilerde zamanla anemi şekillenir.

Kanlarındaki kırmızı kan hücrelerinin konsantrasyonunun azalması sonucunda kedilerin diş etlerinin soluk pembe görünmesine veya ciddi durumlarda beyazımsı renge bürünmesine ve ileri derece halsizliğe ve iştahsızlığa neden olur.


Teşhis

Böbrek fonksiyonunu değerlendirmek için, genellikle sağlıklı böbreklerin normal olarak filtrelediği atık ürünlerin ve diğer bileşenlerin konsantrasyonlarını değerlendirmek için kan testlerine ve idrar analizine başvurulur.

Kan testleri ile öncelikle iki önemli atık ürünün konsantrasyonunu belirlenir: kan üre azotu (BUN) ve kreatinin (Cr), ancak kreatinin genellikle böbrek fonksiyonunun daha spesifik bir göstergesi olarak kabul edilir.

Bu bileşiklerin kedinizin kanındaki konsantrasyonundaki artış, böbreklerinin düzgün çalışmadığını gösterebilir, ancak bu değerler bir dizi faktör ışığında yorumlanmalıdır.

Diğer kan bileşenlerinin konsantrasyonları, elektrolitler (sodium ve potasyum), kalsiyum fosfor, tam kan (özellikle kırmızı kan hücreleri ve proteinlerin oranları) KBH’nin evresini belirlemede önemlidir.

Son zamanlarda, protein metabolizmasının bir atık ürünü olan “simetrik dimetil arginin” (SDMA) konsantrasyonunu ölçen yeni bir test, kronik böbrek hastalığını daha önce mevcut olan testlerden daha erken tespit etmek için bir yöntem olarak kullanılmaya başlamış olmakla beraber, SDMA’nın yorumlanması da yine bir takım faktörlerin beraberinde değerlendirilmesi ile mümkündür.

SDMA testi ile KBH'li kediler için daha uzun ve daha kaliteli yaşamlar için umut sağlayabileceklerini gösteren çalışmalar halen devam etmekte ve veriler uzmanlarca değerlendirilmektedir.

Idrar analizi ile kedinizin idrar konsantrasyonu, pH'ı ve genel olarak kedi idrarında bulunmaması gereken protein, kan hücreleri, bakteriler ve diğer hücrelerin varlığı incelenir.  

Şüpheli KBH vakalarında idrar yolunun bakteriyel enfeksiyonu olasılığını dışlamak için idrar örneğinden kültür yapılması da önerilmektedir.
KBH şüphesi olan bir kedinin değerlendirilmesinde yararlı olabilecek diğer çalışmalar arasında karın ultrasonu, radyografiler (X-ışınları) ve bazı durumlarda biyopsi alınıp örneklerinin mikroskopik değerlendirilmesi gerekebilir.

KBH olan kedilerde hipertansiyon potansiyeli göz önüne alındığında, kan basıncının ölçülmesi de bu hastalık için tıbbi değerlendirmenin önemli bir parçasıdır.


Tedavi

KBH için kesin bir tedavi olmamasına rağmen, uygulanacak tedavi bu hastalığa sahip kedilerin yaşamlarını iyileştirebilir ve uzatabilir.

Terapi, kan dolaşımında toksik atık ürünlerinin birikmesini en aza indirmeye, yeterli hidrasyonu (sıvı desteğini) sürdürmeye, elektrolit konsantrasyonundaki dengesizlikleri düzenlemeye, uygun beslenmeyi desteklemeye, kan basıncını kontrol etmeye ve böbrek hastalığının ilerlemesini yavaşlatmaya yöneliktir.


Diyet değişikliği

Diyet değişikliği, KBH tedavisinin önemli ve kanıtlanmış bir parçasıdır. Çalışmalar, protein, fosfor ve sodyum içeriği kısıtlanmış ve suda çözünür vitaminler, lif ve antioksidan konsantrasyonları yüksek olan terapötik diyetlerin CKD'li kedilerde yaşam süresini uzatabileceğini ve yaşam kalitesini arttırabileceğini göstermektedir.

Bununla birlikte, birçok kedi terapötik diyetleri kabul etmekte zorlanır, bu nedenle sahipler sabırlı olmalı ve diyet değişikliğine sadık kalmalıdır.

Terapötik bir diyete kademeli bir geçiş yapmak ve gıda sıcaklığını, dokusunu ve lezzetini dikkate almak önemlidir. Nispeten kısa süreler boyunca da yemek yemeyen kedilerde önemli sağlık problemleri gelişebilir, bu nedenle terapötik bir diyete geçiş sırasında yemek yediklerinde de emin olmak çok önemlidir.

Hipertansiyonu kontrol etmek, idrarla atılan protein kaybını azaltmak ve anemiyi düzeltmeye yönelik terapötik yaklaşımlar bu koşulların geliştiği kedilerde önemli tedavi hedeflerdir.

Hipertansiyon genellikle oral ilaçlarla kontrol edilir ve idrar protein kaybı da anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri ile tedavi edilebilir.

KBH'li bir kedideki anemi, kırmızı kan hücresi üretimini uyaran eritropoietin (veya ilgili bileşiklerle) ile replasman tedavisi ile tedavi edilebilir.

Bazı durumlarda, uygun donör kediden elde edilen kan kullanılarak normal kırmızı kan hücresi konsantrasyonlarını düzeltmek için kan transfüzyonları gerekli olabilir.

Ayrıca iştah düzenleyici ilaçların yanısıra fosfat bağlayıcılar, potasyum takviyeleri, antioksidan takviyesi, alkalinizasyon tedavisi ve sıvıların intravenöz veya subkutan (doku içi veya deri altı) yoldan verilmesi dahil olmak üzere bir dizi başka tedavi, CKD'li kedilere yardımcı olma potansiyeline sahiptir. Yapılan tetkikler neticesinde veteriner hekiminiz uygun tedaviyi planlayabilir.


 

İlgili yazılar: