Sitemizi kullanabilmeniz için tarayıcınızda javascriptlerin çalışmasına izin vermelisiniz.
Onceki
Kapat
Bekleyiniz, resim yukleniyor...
Sonraki
Sonraki
PetVet
Pzt - Ct  09:30 - 20:00
Pazar  10:00 - 18:00

"İzmir'de yaşandı! Kediden bulaşan parazit gözlerini kör etti

İzmir’de yaşayan iki genç kadının bir gözleri kedi dışkısında bulunduğu belirtilen bir parazit nedeniyle kör oldu."

 

"Basında çıkan, çoğu abartılı ve gerçeği yansıtmayan haberler üzerine bu yazıyı yazmaya karar verdim. Konuya genel olarak yaklaşırken, kedi ve köpeklerden bizlere geçebilecek olan parazitler hakkında özet ve genel bilgi vermek istedim, yararlı olması dileği ile."




Kedi ve köpeklerde bağırsaklarda yaşayan (özellikle yavru kedi ve köpeklerde) Askarit’lerden Toxocara canis ve Toxocara cati (alt türler), insanlara geçerse, yani parazitin yumurtası yanlışlıkla yutulursa, "larva migrans" denilen durum insanlarda şekillenebilir.

Askaritler, insanda ergin bağırsak solucanı haline gelmez, ancak larva halinde kalır ve yerleştiği organda (beyin veya göz) problem yapabilir.

Ancak bu parazit yumurtalarının insanlar için enfeksiyon oluşturması için uygun ortamda (ısı ve nem) ortalama 21 gün süre ile kalıp enfeksiyon yapabilme yetisi kazanması lazımdır.

Ayrıca pire yumurtalarının yutulması ile gelişen parazitler de vardır (Cestod- Dıph. caninum). Pirelenen hayvanlarda ve insanlarda bu pire yumurtalarının yutulması halinde bağırsaklarda parazit oluşabilir. Bu durum, daha çok el yıkama alışkanlığı olmayan 5 yaş altı çocuklar için riskli olabilir.

Zaten biz veteriner hekimler, yavru kedi ve köpeklere kliniklerimize başvurulduğu taktirde tüm iç ve dış parazitlere karşı %100 etkili, ruhsatlı ilaçlar vererek zoonozları (hayvanlardan insanlara geçebilen) engeller, öncelikle hayvan sahiplerini korumaya başlarız.

Her gelen yavruya dışkı kontrolü yaparız ve olası paraziter etkenler uygun yöntemlerle tarafımızdan elimine edilirler.

Genel olarak yavrular, iç parazitlere karşı, 6 aylık olana kadar, her ay düzenli olarak anti-paraziter tedaviye tabi tutulurlar. Hayatlarının diğer dönemlerinde de periyodik olarak da yine anti-paraziter ilaçlama ile veteriner hekimleri tarafından korunurlar.

Pire-kene ilaçları her ay düzenli olarak tüm kedi ve köpeklere yapılmaktadır. İç parazitlere karşı koruma, eğer hayvanın yaşam koşulları aksini gerektirmiyorsa, genel olarak her 3 ayda bir geniş spektrumlu bir antiparaziterle yapılır. Ancak bir kedi veya köpek pirelenmişse artık farklı bir tedavi planı uygulanır ve iç paraziter uygulamalar en az 3 ay süreyle her ay yapılır.

Kaldı ki evde yaşayan, avlanmayan ve çiğ et veya çiğ balık tüketmeyen kedi ve köpekler düzenli olarak veteriner hekimler tarafından kontrol altında olan, anti-paraziter tedavileri yapılan kedi ve köpekler; paraziter açıdan zoonoz riski taşımazlar.

İnsanlarda Toxoplasma gondii ile enfeksiyon ise yine son konak olarak enfekte kedinin dışkısı ile bulaşık Toxoplasma gondii oositlerinin (yumurtalarının) direkt veya indirekt yolla alınması ile oluşur. Sağlıklı insanlar eğer etkeni alırlarsa, hafif bir nezle gibi enfeksiyonu atlatabilirler. Ülkemizde ve U.S.A’da yapılan araştırmalara göre toplumun %40'i aşagı yukarı bu enfeksiyona karşı pozitiftir. Yani toplumun büyük bir kısmı hayatlarının bir döneminde enfeksiyona uğramış ve bağışıklık kazanmıştır.

Normal ergin insanlarda enfeksiyon sorun olmazken, immunsupress insanlarda (HIV, kemoterapi gören kanser hastaları vb) ve gebe olup hamileliginın ilk 3 ayinda, toxoplasma negatif bir kadında, eğer etken alınırsa, sorun oluşabilir.

Bu tip bağışıklığı düşük insanlarda enfeksiyon ciddi seyrederken, gebe kadınlarda enfeksiyona bağlı olarak düşük olabilir veya doğan bebek özürlü olabilir.

Toxoplasma’nın da kediden bulaşması icin (farzedelim ki, kedi pozitif ve dışkıyla oosit-yumurta- atıyor), dışkının dış ortamda en az 3 gün kalması lazım ki, yine enfeksiyon kabiliyeti kazansın.   

Eğer kedi dışkısını her gün atarsanız, yani kum kabını her gün temizlerseniz (gebeler eldiven giymeli) kedinizden size toxoplasma bulaşması söz konusu olmaz. Kuralına uygun olarak kum kabından dışkıyı atmak, kimseye zarar vermez.

Ayrıca şu da önemlidir ki; kedi tüyünden oosit (yumurta) geçmez!!!


Ancak, iyi yıkanmamış meyva sebze eğer bulaşıksa veya çiğ kıyma yerseniz de toxoplasmayla kolayca enfekte olabilirsiniz.

Yine, evde beslediğiniz köpeğiniz de size dışarıdan kumlarda oynarken enfekte dışkıyla bulaşan tüyleri ile toxop oositi taşıyabilir. Kısaca hijyene dikkat etmelisiniz.
Kediniz kesin olarak evde yaşıyorsa, risk nerdeyse yok gibidir aslında.

Ayrıca bir kedinin toxoplasma gondiye karşı antikor geliştirmesi yani IgG seviyesinin pozitif olması da, mutlaka hasta olduğu ve sürekli oosit çıkartacağı anlamına da gelmez.

Şüpheli kedilerin klinik olarak hastalık belirtisi göstermesi ve daha ileri tetkiklerin teşhisin kesinleşmesi için yapılması gerekir.

Yurt dışında ve biz burada veteriner hekimler olarak kimseye kedilerini evden attırmıyoruz.

Zoonoz olarak mantar enfeksiyonları veya başka hassas olunması gereken özel durumlar elbette vardır, ancak düzenli hekim kontrolünde olan hayvanlardan insanlara normal şartlarda hastalık geçmez diyebiliriz.

Daha önce de söyledim. Bazı basın organları veya fikri olup bilgisi olmayan insanlar extrem olayları yalan yanlış sansasyon amaçlı kullanıyorlar.

Hayatımızda yer alan tüm hayvan ve insanlardan, hatta çevremizden, hijyenik kurallara uymadığımız zaman her şeyi kapabiliriz. Sorumluluklarımız çift taraflı olarak devam etmelidir.

Kontrol altındaki kedi ve köpekler gerçekten masumdur ve sahip oldukları ailelere, çocuklara, hasta, yaşlı insanlara, aslında topluma salt sevgi ve mutluluk veren, karşılık beklemeden sevgiyi öğreten, içimizdeki merhameti hatırlatan canlılardır.

Selamlar,
Dr. Emel Başaran
Veteriner Hekim